YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7860
KARAR NO : 2015/45960
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar …, … ve … savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükmolunan cezanın miktarına göre, sanıklar …. ve … savunmanlarının; yine süresinden sonra olan ve hükmolunan cezanın miktarına göre de sanık … savunmanının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar … ve yeğeni… ile katılan … arasında daha önceki şirket ortaklığı nedeniyle husumetin bulunduğu, …ailesinin vefat eden babası …. ile katılan …..’ın 1996-1997 yıllarında birlikte kurdukları … Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. adına… ilinde taşınmaz aldıkları, zaman içerisinde katılan ….’ın şirket içinde sermaye artırımına gitmesine karşın, … ailesinin bu duruma uyum sağlayamadığı, dolayısıyla … ailesinin kurulduğu güne oranla şirket içindeki ortaklık payının azaldığı, …. vefat ettikten sonra çocukları ve eşine geçen payın % 0,6 değerine kadar gerilediği, ancak şirkete ait taşınmazın ederi zaman içerisinde arttığı halde, … ailesinin şirketteki payı oranında taşınmaz üzerindeki mali haklarında da azalma olduğu, taşınmaz üzerindeki parasal haklarında eksilme olmasına rağmen, katılan ….’ın oluşan zararı gidermediğini düşünen ve ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilen sanık ….’in diğer aile bireylerinden alınan vekaletnamelerle yetki sahibi kılınarak şirket payını, sanık ….’na noterde devrettiği, bu işlemden sonra hak sahibi olan sanık… ile katılan arasında şirket payı ve şirkete ait taşınmaz nedeniyle var olan husumetin devam ettiği, sanık …’in kendisine ulaşmasından sonra katılan …’in tedirgin olup, oğlu katılan ….’ın tanıdığı sanık …’ya ulaştıkları, sanık …’in de sanık …’i tanıdığını bildiği sanık ….’ı arayıp bu husumeti gidermesi için aracı olmasını istediği, katılanların da rızasıyla birçok defa katılan … ve sanık … arasında görüşmeler ve toplantılar yapıldığı,katılan …’in 19.12.2008 tarihli suç duyurusu içerir dilekçesinde sanıklar …, … ve …’yı bağdaştırıcı tanıklar olarak belirtirken, daha sonraki dilekçelerde ve kovuşturmada sanıkların da işin içinde yer alıp kendilerini tehdit etmeye çalıştıklarını, sanık …’in 35.000 dolar talep ettiğini,sanık …’in para taleplerini engellemek için sanık …’e durumu anlatacağını beyan ettiği; çelişkili ve değişen beyanlara göre bu görüşmelerde sanıklar …,… ve …’nın arabulucu olarak yer aldıklarının kabulünde zorunluluk bulunduğu, katılana karşı tehdit içeren konuşmalar yapmadıkları, sanıklar … ve …’un ise bu toplantılarda hiç yer almadıkları, sadece sanık .’in telefon görüşmeleri ve mesaj atmak suretiyle katılanlar … ve …’i tehdit edip 11.03.2008 tarihinde şirketin %19,4’lük hissesini cebirle noterde devraldığı göz önünde bulundurulduğunda, sanıklar …, …, …, … ve ….’nun yağma suçuna iştirak ettiklerine ilişkin iletişim tespit tutanakları ve diğer somut kanıtların nelerden ibaret olduğu temyiz denetimine olanak sağlayacak biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Sanık …’nun katılan …’in çoğunluk hisseye sahip olduğu …. Tic. Ltd. Şti.nde % 0,6 oranında pay sahibi olduğu, ancak payının şirketin sahibi olduğu taşınmazda daha büyük olması gerektiğini iddia ettiği, katılanı tehdit ederek şirket hissesini %20 oranına çıkardığının anlaşılması karşısında;sanığın hukuki durumunun ve eylemlerinin nitelendirilmesi ile somut olayda 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinde tanımlanan, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğinin tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, üye Mehmet Kurt’un karşı oyuyla14.12.2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Gerekçeleri tarafımdan da doğru bulunan Yerel Mahkeme kararında açıklandığı üzere;
Sanıklar …, …, …, …, … ve …’nun üzerlerine atılı nitelikli yağma suçunu işledikleri; mağdur beyanları, şirket devir sözleşmeleri, teknik takip tutanakları ve bütün dosya kapsamından anlaşılmakta olup, TCK.nun 149/1-c, 62.maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmü isabetli ve yerindedir.
Bu nedenle, …. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2015 gün ve 2014/187 Esas, 2015/151 Karar sayılı hükmünün bütün halinde onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.