Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/18416 E. 2015/22698 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18416
KARAR NO : 2015/22698
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/129621
MAHKEMESİ : Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/02/2013
NUMARASI : 2012/549 (E) ve 2013/34 (K)
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak, anılan madde uygulamasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın savunmasında telefonun çalıntı olduğunu bilmediğini, kardeşi olan Nahide’nin kendisine verdiğini beyan ettiğine göre, kardeşi Nahide Gemeç hakkında yaşının küçük olması nedeniyle soruşturma aşamasında verilen ayırma kararı ile ilgili evrakın akıbeti araştırılarak, dava açılmışsa dosyası getirtilip incelenerek N.. G..’in telefonu ağabeyine verirken çalıntı olduğunu söyleyip söylemediğine ilişkin herhangi bir beyanı olup olmadığı, gerektiğinde yeniden dinlenerek beyanı saptanıp, adı geçen Nahide’nin söylemediğinin anlaşılması halinde ise, sanığın söz konusu telefonu suç eşyası olduğunu bilerek kabul ettiğine dair, cezalandırılmasına yeterli, her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delillerin neler olduğu denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanıp gösterilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
2- Kabule göre de; Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK’nın 165/1. maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan şekli ile “altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası” yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, yasada hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanun’un 52/1. maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda “sanığın kişiliği, suçun işleniş şekli, meydana gelen zarar veya tehlike ile kastın ağırlığı” nazara alınarak hapis cezası yasa maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, takdiren 30 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nın 165/1 ve 52/1. maddelerine aykırı davranılması sonucu fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.