YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6930
KARAR NO : 2015/8324
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : KAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2012
NUMARASI : 2009/211-2012/192
Taraflar arasındaki davadan dolayı Kaş Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.05.2012 gün ve 2009/211 Esas – 2012/192 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 28/.03.2013 gün ve 211-192 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 769 parsel sayılı taşınmaza, davalıların sera yapıp kullanmak suretiyle haksız yere müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, seraların yıkımına ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, komşu 770 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, o bölgedeki tüm parsellerde kaymalar bulunduğunu, gerçekte müdahalelerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, kayden davacıların maliki olduğu taşınmaza davalıların taşkın şekilde sera yapmak suretiyle müdahale ettikleri gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairece onanmıştır.
Ne var ki; karar düzeltme aşamasında eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıtlardan, davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca uygulama yapılarak yeni bir mülkiyet durumu ile geometrik durumun meydana geldiği ve anılan uygulamanın kesinleşerek davacıların maliki olduğu 769 nolu parselin, 137 ada 12 nolu parsel, 770 parsel sayılı taşınmazın ise 137 ada 11 nolu parsel olduğu anlaşılmaktadır.
O hâlde, davada yıkım isteği de bulunduğuna göre, taşınmazlarla ilgili yukarıda belirtildiği üzere yapılan uygulama sonrası oluşan çap kayıtları ve krokileri, keşfen uygulanmak suretiyle taşkınlığın mevcut olup olmadığının saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için karar bozulmalıdır.
./..
Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin ( 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) HUMK’un 440. maddesi gereğince kabulü ile Dairenin 28.03.2013 tarihli, 2012/16069 Esas, 2013/4453 Karar sayılı onama kararının Ortadan Kaldırılmasına, mahkemenin 09.05.2012 tarihli, 2009/211 Esas, 2012/192 sayılı kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.