Danıştay Kararı 3. Daire 2018/4599 E. 2021/3100 K. 14.06.2021 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2018/4599 E.  ,  2021/3100 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4599
Karar No : 2021/3100

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Boya Apre Tekstil Limited Şirketi’nden alınamayan 2009 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin; 2009 yılına ilişkin katma değer vergileri ve ferileri yönünden iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:Davacının 27/05/2005 – 20/01/2010 tarihleri arasında ortağı bulunduğu asıl borçlu … Boya Apre Tekstil Limited Şirketi’nin ödeme emri içeriği vergi borçlarının; 10/05/2011 tarihinde, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’dan, 31/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’dan yararlanmak suretiyle yeniden yapılandırılıp taksitlendirildiği, böylece anılan şirketin vergi borçlarının nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği sonucuna varıldığından, yapılandırılan borçların öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili için ödeme emri düzenlenip usulüne uygun tebliğ edildikten sonra yapılacak araştırma üzerine herhangi bir mal varlığına rastlanılamaması sonrasında sorumluluğundan söz edilebilecek davacı adına anılan işlemler yapılmadan düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı araç ve taşınmaz kayıtlarına haciz konulduğu anlaşılmakla, şirkete ait araç ve taşınmazların satılıp, asıl borçlu şirketle ilgili tüm takip yolları tüketildikten sonra diğer sorumlulara başvurulması gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacının takip edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirleri dava konusu kısımları yönünden iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Asıl borçlu şirketin, yapılandırdığı vergi borçlarını ödemediği ve yapılandırmayı ihlal ettiğinden borcun eski hale döndüğü, şartların yerine getirilmediği için nevi değiştirmiş borçtan bahsetmenin mümkün olmadığı, borca yetecek mal varlığı bulunmadığından, kamu alacağının tahsil imkanının kalmadığının kabulü gerektiği, ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, … Boya Apre Tekstil Limited Şirketi’nden alınamayan 2005 ve 2009 yıllarına ait kamu alacağının tahsili için ortak sıfatıyla ödeme emri düzenlendiği, asıl borçlu şirketin dava konusu ödeme emri içeriği borçlarını 10/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun ve 31/12/2014 tarihinde ise 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı ve borçlarını vadesinde ödemediği, davacının ortaklık sıfatının şirketteki hisselerini devretmek ve bu hususun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmek suretiyle 03/02/2010 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Af kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun; şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemez. Ayrıca kamu alacağının ilgili olduğu dönemde ortak olmakla birlikte ortaklık sıfatı yapılandırma öncesi sona eren davacının bu durumu söz konusu borçtan sorumluluğunu ortadan kaldıracağından ihlal edilen yapılandırmanın konusunu oluşturan kamu alacağıyla ilgili olarak bu aşamada davacının sorumluluğundan bahisle adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yapılandırmanın ihlaliyle şirket tüzel kişiliği nezdinde yeniden bir takip başlatılması gerektiği yolundaki ulaştığı aksi yöndeki yargıyı hükme esas alan Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.