Danıştay Kararı 6. Daire 2019/16397 E. 2021/8212 K. 14.06.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/16397 E.  ,  2021/8212 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16397
Karar No : 2021/8212

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) :1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI İDARE : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, davacıya ait İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli, … sayılı işlemiyle onaylanan Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Projesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; Danıştay On Dördüncü Dairesinin 08/11/2017 tarihli, E:2015/3917, K:2017/5845 sayılı kararıyla dava konusu imar planı değişiklikleri ile planlanan alanın riskli alan olarak belirlenmesine ilişkin 01/08/2013 tarihli, 2013/5223 sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/04/2018 tarihli, E:2018/669, K:2018/1903 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, bu sebeple dava konusu imar planı değişikliklerinin dayanağının kalmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karara karşı davalı idarelerin vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, bu karar davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının temyiz istemi yönünden:
Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen riskli alana ilişkin olmaları nedeniyle Bağcılar Belediye Başkanlığınca hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davanın bu planların yapılması ve onaylanmasında herhangi bir katkısı bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının husumetiyle görülmesinde isabet görülmemiştir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkiinden çıkartılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının temyiz istemi yönünden:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım mevkiine alınması yönünden BOZULMASINA, işin esası yönünden ONANMASINA, dosyanın adı geçen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 14/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY(X):Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin kapsadığı alanın 01/08/2013 tarihli, 2013/5223 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan olarak ilan edildiği, riskli alan olarak ilan edilen bölgedeki taşınmaz malikleri tarafından söz konusu riskli alan kararına karşı muhtelif davalar açıldığı ve bu davalarda Danıştay Ondördüncü Dairesince Bakanlar Kurulu kararının iptaline karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de bu iptal kararı doğrultusunda mahkemece verilen iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince imar planlarının iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de; söz konusu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin karara karşı açılan davaların yalnızca dava açan şahıslara ait parsellere yönelik olduğu açıktır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bu davalarda verilen Daire kararları üzerine yaptığı temyiz denetimi sonucunda verdiği kararlar da bu yöndedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince dava konusu imar planı değişikliklerine dayanak Bakanlar Kurulu kararına karşı uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak açılmış dava bulunup bulunmadığı araştırılarak söz konusu taşınmaza ilişkin açılmış dava varsa bu davada verilen karar göz önünde bulundurularak dava açılmamışsa dava konusu imar planlarının esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, davacının taraf olmadığı davada Danıştay On Dördüncü Dairesince verilen iptal kararı esas alınarak dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği oyuyla temyize konu kararın onanması yolundaki Dairemiz kararına katılmıyorum.

KARŞI OY(XX):Davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu imar planlarının hazırlanması ve onaylanmasında herhangi bir katkısı bulunmadığından anılan idarenin bu davada hasım mevkiine alınmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yanlış hasımla görülen davada verilen temyize konu kararın tümüyle bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin mahkeme kararının kısmen bozulmasına ilişkin kararına katılmıyorum.