Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/1042 E. 2015/43336 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1042
KARAR NO : 2015/43336
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-) Sanık …, aşamalarda özü itibariyle “…olay gecesi, yakınan …, alkollü olarak kahvehaneye geldiğinde, kendilerine ters ters baktığını, bu sırada kendilerinin kahvenin içinde tost hazırladıklarını, dışarı çıktıklarında, İbrahim’in sataşması ve elindeki bıçak ile saldırması üzerine bıçak bulunan elini tutarak, onun kafasına vurduğunu, ancak İbrahim’in kurtularak bıçakla kendisini yaraladığını, bu esnada diğer sanık …’ın, …’in kollarından tutarak ona engel olduğunu” savunmuş, sanık … de aynı doğrultuda beyanda bulunmuş, her iki sanık da, “olay gecesi, yakınandan para isteme ve parayı vermediği için zorla yüzük alma olayının olmadığına” dair özetle inkara dayalı savunma yapmışlardır.

Sanık … ve yakınan…’ye ait doktor raporlarında; vücutlarında tarif edilen ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmaları ile yakınanın, olay gecesi 0.98 promil alkollü olduğunun tespit edildiği,

Yine tüm taraf ifadelerinden ve kolluk tutanaklarından, olay gecesi yakınan İbrahim’in üzerinde bıçak bulunduğunun sabit olması,

Olaydan hemen sonra, olay yeri olan … Kırathanesi’nin önünde yakalanan sanıkların üst aramasında, herhangi bir suç unsuruna rastlanılmaması; tanık… ile olay yerinde yapılan görüşmede, “Olaydan sonra yakınan İbrahim’in, ‘polise gideceğim’ diyerek cebindeki bıçağı çıkartıp kendisine teslim ettiğini, suça konu edilen yakınana ait yüzüğün de, sanık … tarafından bulunarak kendisine verildiğini” belirterek, bahse konu bıçak ve yüzüğü polise teslim etmesi,

Son olarak da tanık …’un kolluktaki ifadesinde, “kahvehanede bulunanların, … yüzüğünün alınmış olduğunu söylemesi üzerine, orada hep birlikte aramakta iken sanık…. de aramaya katıldıktan sonra yüzüğü bulduğunu söyleyerek bana teslim etti” şeklindeki beyanına göre, ilk aşamada, yakınanın, yüzüğün yağmalandığına dair bir iddiası bulunmadığı, ancak yüzüğünün kaybolduğunu kahvehanede bulunanlara söylediği, bu nedenle kahvehanedekilerin yüzüğü aramaya başladıkları, bir süre sonra sanıkların da aramaya katıldıklarının anlaşılması karşısında,

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; olay gecesi, yakınandan para isteme ve parayı vermediği için cebir yoluyla yüzük alma olayının olduğu konusunda ciddi duraksamalar bulunmakla; sanıklar tarafından gerçekleştirilen ve suç teşkil eden bir eylem olup olmadığı; var ise, bunun hukuki vasıflandırmasının ne olması gerektiği yönünde dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delillerin yeterli bulunup bulunmadığı noktasında mevcut dosyada yer alan tahkikat eksikliğini gidermek ve böylece Ceza Muhakemesinin asıl amacı olan maddi gerçeği ortaya çıkarabilmek amacıyla;

Olay esnasında kahvehanede bulunan, olaya tanık olan ve yüzüğün aranmasına katılan kişilerin açık kimlik ve adreslerinin tespit edilerek, olay hakkındaki bilgi ve görgülerinin ayrıntılı olarak tespit edilmesinden sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, hangi delil ve kimlerin beyanlarına niçin üstünlük tanındığı belirtilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

2-) T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, yaşı küçük olan … ile yeterli ödeme gücü bulunmayan … yargılandıkları suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretlerinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretlerinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,

3-) Sanık … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.