YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1672
KARAR NO : 2015/15043
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/215120
Mahkemesi : Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2014/20 – 2014/142
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasına dayanak teşkil eden Diyarbakır 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 28.05.1998 tarih, 1998/15 esas, 1998/215 karar sayılı dava dosyasındaki kararın sanık müdafii Av. H.. D.. yüzüne karşı verilmekle 05.06.1998 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın aynı vekile 26.06.1998 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinde vekalet ilişkisinin devam ettiği, tazminat davasının ise 30.10.2006 tarihinde açılmış olması karşısında, tazminata esas işlem olan tutuklama tarihinde uygulanması gereken 466 sayılı Kanunun 2/1. maddesinde 3 aylık dava açma süresinin kesinleşmiş beraat kararının tebliği ile başlayacağının öngörülmüş olması nazara alındığında, yasal süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamı üzerine yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında uygulama maddesi gösterilmeyerek CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması ve Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2005 tarih, 2005/66-65, 04.10.2011 tarih, 2011/167-194 ve 20.12.2011 tarih, 2011/364-2011/287 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi için hazine vekilinin duruşmaları takip zorunluğunun bulunmadığı gözetilmeden, davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı vekilinin duruşmalara katılmadığı ve yalnızca dilekçe sunduğu gerekçesiyle dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. fıkrasında yer alan “reddine” ibaresinden önce gelmek üzere “5271 sayılı CMK’nın 223/7. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve hükmün 2. fıkrasının hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine 2. fıkra olarak “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 3.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.