YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1116
KARAR NO : 2015/42304
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
Tebliğname No : İTİRAZ-(Karar Düzeltme)- 2014/414455
Bursa 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2008 gün ve 2007/193 Esas, 2008/1042 Karar sayılı hükmü ile sanıklar İ.. C.., T.. Z.., Ş.. Y.., H.. B.. ve E.. Ç.. hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanık İ.. C..’in, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından beraatine; sanıklar T.. Z.., Ş.. Y.., H.. B.. ve E.. Ç..’in hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 142/1-b, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis, mala zarar verme suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/2, 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği; hükmün katılan vekili, sanıklar T.. Z.., Ş.. Y.., H.. B.. savunmanları ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.11.2014 gün ve 2012/3803 Esas- 2014/19277 Karar sayılı ilamı ile sanık H.. B.. savunmanının temyiz isteminin REDDİNE, sanıklar T.. Z.. ve Ş.. Y.. hakkında kurulan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sanık İ.. C.. hakkında kurulan beraat hükümlerinin BOZULMASINA karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05/02/2015 günlü KD/2014/414455 İtiraz sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Dosya daireye gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 05/02/2015 gün ve KD/2014/414455 İtiraz sayılı yazılarında özetle:
Hükmün, sanık H.. B.. müdafii Y.. A..’ün yüzüne karşı 04/12/2008 tarihinde verildiği, 7 günlük yasal temyiz süresinin 11/12/2008 günü
mesai saatinde sona ermesine karşın, anılan tarihin resmi tatil olan Kurban Bayramının son gününe isabet etmesi nedeniyle CMK.nın 39/son maddesi gereğince, 12/12/2008 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldığından, sanık savunmanının temyiz isteminin reddine ilişkin önceki Yüksek Daire kararının kaldırılarak hükümlerin esastan incelenmesi istenilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazı usul ve yasaya uygun olduğundan, Dairemizce Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
I)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ KABULÜNE,
II)Dairemizin 11.11.2014 gün ve 2012/3803 Esas- 2014/19277 Karar sayılı ilamının sanık H.. B.. hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine kararının KALDIRILMASINA, ilamın diğer yönlerinin aynen KORUNMASINA,
I-Sanık H.. B.. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık H.. B.. hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçu birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
2-) Sanık savunmanının esas hakkındaki savunmasında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin, 5237 sayılı Yasanın 51. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık H.. B.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.