YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23466
KARAR NO : 2015/43351
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma, yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık …hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı itiraz yolu açık olup, sanık savunmanının bu konudaki istemi üzerine, … Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2011 tarih 2011/61 Değişik İş sayılı kararı ile “itirazın reddine” karar verildiği ve itiraz üzerine verilen kararların 5271 sayılı CMK’nın 271/4.maddesi gereğince kesin olduğu anlaşıldığından; dosyanın incelenmeden yerine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II- Katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan katılan … vekilinin bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
III- Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık hakkında birden fazla kimse ile birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın, temel uygulama maddesi olan 109.maddenin 3. fıkrasının (b) bendinin gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, adli sicil kayıtlarında yer alan, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2002 gün, 2000/90 Esas ve 2002/18 Karar sayılı kararına konu mahkumiyet hükmü esas alınarak hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TC. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin, yeterli ödeme gücü bulunmayan sanıktan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı
CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine ilişkin” bölüm çıkartılarak yerine, “Bu dava nedeni ile, sanıkların yargılama gideri olarak sarfına neden olduğu 15,00 TL Adli Tıp gideri, 5.55 TL posta gideri, 4 davetiye gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 40,55 TL mahkeme masrafından neden oldukları payları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.