YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2425
KARAR NO : 2015/14273
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ : Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah.sıfatıyla)
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2013/446-2014/426
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalıya kredi kartı teslim edildiğini, davalı yanca kullanılan kredi kartından kaynaklı borcun ödenmediğini, hesabın kat edilerek davalı borçluya ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın genel mahkeme sıfatıyla görülmesi gerektiğini, kredi kartı sözleşmesine imza atmadığını, dolayısıyla kullandığı kredi kartından kaynaklı borca sözleşmedeki faiz oranlarının uygulanamayacağını, talep edilen alacak miktarının da kabul edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davalı kredi kartı hamilinin kredi kartı kullanımından kaynaklı borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, takibe itirazın 20.117,82 TL asıl alacak, 3.447, 76 TL işlemiş faiz, 231,95 TL BSMV olmak üzere toplam 23.797,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/2 maddesi uyarınca “kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun göreve ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.” Somut olayda, dava, banka tarafından açıldığına göre, dava tarihi de gözetildiğinde, anılan yasa hükmü karşısında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden tüketici mahkemesi sıfatı ile davaya bakılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.