Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/16593 E. 2015/23580 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16593
KARAR NO : 2015/23580
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

MAHKEMESİ : Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2010/195-2014/244

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davaların kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava ve birleştirilen dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesi uyarınca bu Yasadan doğan hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca noter vasıtasıyla usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazın 2.160 m2 lik kısımının kamulaştırılması için 30.04.1975 tarih ve 975/62 sayılı kamu yararı kararı alındığı, davalı idarece 29.08.1975 tarihli kıymet takdir raporunun düzenlendiği, bu tarihte taşınmazın maliki Ali Canavarcı’ nın ölü olup mirasçılarından davacı H.. D..’a Kartal 1. Noterliğinin 10973 yevmiye no’lu kamulaştırma evrakının 17.03.1976 tarihinde, kızı Gülüzar Dal imzasına tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davacı H.. D..’ın tebligatı almadığına dair bir itirazı dosyada mevcut olmadığı gibi, vekili tarafından 08.01.2013 tarihli dilekçesindeki beyanı da nazara alındığında adı geçen davacıya tebligat yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı idarece yapılan tebliğden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14.maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel arttırım davası açılmamış olduğundan kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olup, kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceği gözetilerek davacı H.. D.. yönünden, dava konusu taşınmazın 2.160 m2′ lik kısmı için açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken tamamı yönünden kabulüne karar verilmesi,
2) Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir.
Kamulaştırma Kanunun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen kamulaştırmasız elatma davalarında da uygulanır.
Söz konusu Kanunun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza emsal olarak incelenen Kocaali Mahallesi 388 ada 2, 141 ada 3 ve 536 ada 5 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki m2 değerlerinin aritmetik ortalaması alındıktan sonra bu değere göre % 30 daha değerli olduğunun belirtilerek değerinin tespiti, yönteme uygun ve gerçek anlamda kıyas olarak değerlendirilemeyeceğinden rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye, belediye binası, vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıkları halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ve taşınmazın bulunduğu mahallede düzenleme ortaklık payı kesintisinin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

3) Kabule göre de;
a) Islah edilen miktara göre davanın ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmeden tam kabul kararı verilmesi,
b) Hükmedilen 185.033,32 -TL davacılara düşen pay karşılığı olup, hükümde, bu bedelin davacılara ödenmesine, karar verilmesi gerekirken; veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesi,
4) Birleştirilen dava yönünden, kendini vekille temsil ettiren davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan açıklanan nedenlerle hükmün H.M.K. 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.