Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/1141 E. , 2021/3015 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1141
Karar No : 2021/3015
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, tüm aktif ve pasifiyle devir aldığı … Çevre Endüstrisi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına 2009 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri ve dayanağı ihbarnamelerin, davacı şirketin 2010 yılında tüm aktif ve pasifiyle bir kül halinde devir aldığı … Çevre Endüstrisi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiği, söz konusu şirketin ticaret sicil kaydının 08/12/2010 tarihi itibariyle terkin edildiği hususunun 15/07/2011 tarih ve 7859 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bu durumda ticaret sicilinden terkin edilerek, tüzel kişiliği sona eren şirket adına ihbarname düzenlenerek söz konusu vergilerin kesinleştirilmesi yoluna gidilmesi hukuken mümkün olmadığından, sözü edilen ihbarnamelere dayalı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3.fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından bakılan davaya konu yapılan ödeme emri, 2010 yılında tüm aktif ve pasifiyle bir kül halinde devir alınan … Çevre Endüstrisi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenmiş olup söz konusu ödeme emrinin içeriği 2009 yılının Aralık dönemine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisini konu edinen ihbarname de değinilen şirket adına düzenlenmiş olmasına karşın sözü edilen şirketin bilinen adresine tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesinde mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlanmış,
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş sermaye şirketlerinin bu verginin mükellefi olduğu, aynı Kanun’un 20. maddesinin 1. fıkrasının (a/2-b) bendinde, birleşilen kurumun, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini yerine getireceğini, münfesih kurumun birleşme sebebiyle verilecek olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt edeceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Ticaret Kanununa göre aksine bir belirleme olmadıkça hukuki durum tescille birlikte hüküm ifade etmektedir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 20. maddesinde şirket yetkili kurulunun devre ilişkin kararının ticaret sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihi olarak kabul edilmiştir.
Buna göre, birleşilen kurum birleşen kurumun külli halefi haline geldiğinden, gerek tahakkuk etmiş gerek daha sonraki tarihlerde doğacak olsun, birleşen kurumun bütün vergi borçlarından birleşilen kurumun sorumlu olacağına ilişkin yukarıda düzenlemesine yer verilen 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrası hükmü uyarınca, birleşen kurum adına birleşme öncesi dönemlerle ilgili olarak düzenlenen ihbarnameler ve/veya ödeme emirlerinin birleşilen kuruma usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek duyurulması, böylece birleşilen kuruma birleşen kurumun vergi borçlarıyla ilgili olarak gerek vergilendirme aşamasında gerek tahsilat aşamasında dava açılabilme hakkının tanınması gerektiği açıktır.
Davacı şirketin, tüm aktif ve pasifiyle bir kül halinde devir aldığında tartışma bulunmayan … Çevre Endüstrisi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada uyuşmazlığın çözümü, ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilip edilmediği dolayısıyla tarhiyat aşamasında vergi ve cezalara karşı davacıya dava açma hakkı tanınıp tanınmadığı hususunun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğundan, ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunu reddeden Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen araştırma sonucu yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.