Danıştay Kararı 4. Daire 2016/11608 E. 2021/3101 K. 10.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/11608 E.  ,  2021/3101 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11608
Karar No : 2021/3101

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek davalı idarece kabule ilişkin hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, 2010/1 ila 12 dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergileri ile 2010/1 dönemi için bir kat, 2010/2 ila 12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen Başkent Vergi Dairesi mükellefi …Akaryakıt Petrol Ürünleri Madeni Yağ Nakliyat Oto Aksesuar İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2010 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası, dava konusu dönemler için tekerrüre esas alınamayacağından, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanan kısımlarında hukuka uyarlık; davacıya fatura düzenleyen diğer mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, bu mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle re’sen tarh edilen katma değer vergileri ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sahte faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yaptığı tespit edilen davacı adına re’sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanan kısımlarına ilişkin olarak, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacının fatura aldığı mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmaktadır. Bu tespitin yapılabilmesi ve söz konusu faturaların hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından da, bu faturaları düzenleyen mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen …Akaryakıt Petrol Ürünleri Madeni Yağ Nakliyat Oto Aksesuar İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen …tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; şirketin toptan ve perakende akaryakıt işi ile uğraşmak üzere 23/01/2009 tarihinde işe başladığı, 29/01/2009 tarihli işe başlama yoklamasında, işyerinin ofis şeklinde olduğu, şirketin demirbaşı olarak ofis malzemelerinin bulunduğu, işçisinin olmadığı, işyerinin kiralık olduğu, iki ortaklı kurulduğu, muhasebecisinin olmadığı, 17/02/2009 tarihli yoklamada, 09/02/2009 tarihinde şube tescil ettirildiği, şubede 6 adet akaryakıt pompasının ve 1 adet idare binasının olduğu, akaryakıt satışı yapılacağının bildirildiği, ancak işyerinde hâlâ …Enerji Ltd. Şti adına akaryakıt satışı yapıldığı, 31/03/2009 tarihli yoklamada, mükellefin 16/02/2009 tarihinde şube açtığı, şube işyerinin 150-200 m2 kullanım alanına sahip olduğu, işyerinin kendi içinden ofisli olduğu, büro malzemelerinin demirbaş olarak bulunduğu, 03/04/2009 tarihli yoklamada, şube işyerinde 07/04/2009 tarihinden itibaren perakende nitelikli ürün satışlarına başlanacağı, işyerinde inşaat malzemesi satışlarında bulunulacağı, 28/05/2009 tarihli yoklamada, mükellefin 09/02/2009 tarihinde şube faaliyeti için işyerini kiraladığı ancak şube faaliyetine fiilen 04/03/2009 tarihinde başladığı, işyerindeki akaryakıt pompalarına ÖKC’lerin takılı olduğu ve ÖKC’lerin mükellef şirket adına kayıtlı olduğu, 27/05/2009 tarihli yoklamada, mükellefin 23/01/2009’dan itibaren faaliyette olduğu, şubenin 150-200 m2 olduğu, şirket merkezinde 1 işçinin çalışmaya başladığı, mükellef şirketin Bala/Ankara adresinde bir benzin istasyonunun bulunduğu ve istasyonda 6 işçinin çalıştığı, 23/07/2009 tarihli yoklamada, Ankara/Bala adresinde akaryakıt satışından dolayı şube faaliyetinde bulunurken aynı adreste akaryakıt istasyonunun yanındaki binada 01/07/2009 tarihinden itibaren lokanta ile market işletmeciliği faaliyetine başlanıldığı ve lokantada 3 işçinin çalıştırıldığı, 06/01/2010 tarihli yoklamada ise, mükellefin yıllık 10 milyon lt akaryakıt alım satımı yapıldığı şeklinde beyanda bulunduğu, toplam 7 işçinin çalıştırıldığı, 2 işçinin şirket merkezinde, 5 işçinin ise benzin istasyonunda bulunduğu tespitlerine yer verildiği, 2010 yılında mükellefin alış yaptığını bildirmediği beş mükellefin, firmaya 206 belge karşılığında 4.312.349,00 TL tutarında satış yaptığını beyan ettiği, firmanın 93 belge karşılığında 3.956.198,00 TL tutarında alış yaptığını beyan ettiği üç mükellefin ise bu satışları bildirmediği, 2009-2011 yıllarında da benzer durumların görüldüğü, beyan dışı bırakılan fark tutarların çoğunlukla …Petrol Ür. Ltd. Şti’ye ait faturalara ilişkin olduğu, rapor tarihinde firmanın 12.758,43 TL vergi borcu olduğu, faal olduğu dönemde sadece 93,13 TL ve ayrıca 6111 sayılı Yasa’dan yararlanılarak 815,15 TL vergi borcu ödendiği, başkaca ödeme yapılmadığı, alışlarının büyük ksımının lisanssız çalışan, sahte belge düzenlendiği tespit olunan ya da bu konuda vergi incelemesi devam eden …Petrol Ür. Ltd. Şti. ve …Oto Aksesuar Ltd Şti’den yapıldığı, şirket yetkilisinin ifadesinde ticari ilişki dışında bir bağlantılarının olmadığını öne sürdüğü …Petr. Ür. Ltd Şti., …Oto Lastik Akaryakıt Ltd Şti., …Enerji San. Tic. Ltd Şti, …Petrol Ltd. Şti, …Akaryakıt Petr. Ür. Ltd Şti gibi firmalarla …’tan yapılan sorgulamalar ve Gümrük Müsteşarlığından gelen bilgilere göre ticari ilişkinin dışında ortaklık anlamında bağ bulunduğu ve birlikte hareket edildiğinin tespit edildiği, bu firmaların yeminli mali müşavirlerinin bulunmadığı, oysa ciroları itibarıyla YMM çalıştırmalarının zorunlu olduğu hususları tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerden, mükellefin 2010 yılı sonlarına doğru bilinen adreslerinde bulunamadığı, bir kısım beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirmediği, Ba-Bs formlarının karşılaştırmasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu, alış yaptığı firmalarla ortaklarının aynı olduğu, katma değer vergisi beyannamelerine göre çok yüksek matrahlar bulunmasına rağmen ödenecek vergilerin düşük miktarda olduğu, kısa bir dönem şube olarak petrol istasyonu devralınmasına rağmen aynı adreste başka firmaların da faal olduğu, birinin diğerine devrettiği petrol istasyonunun ÖKC ile yaptığı satışlar gerçek olsa bile toptan satış şeklinde düzenlenen faturaların içeriği kadar yüksek ciroların sağlanması için gerekli organizasyona sahip olunmadığı, şirket adına kayıtlı nakliye aracı bulunmadığı, merkez işyerinin sadece ofis olarak tasarlandığı ve işçisi olmadığı hususları dikkate alındığında, anılan mükellef tarafından davacıya düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının ilgili cezalı tarhiyata ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …Akaryakıt Petrol Ürünleri Madeni Yağ Nakliyat Oto Aksesuar İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.