Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2461 E. , 2021/2176 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2461
Karar No:2021/2176
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
… Odası, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği ve … Odası Başkanlığı vekili Av. … tarafından, Corona Virüs’ün Covid-19 olarak mutasyona uğrayarak ülkemizde ve dünyada ölümcül salgın hastalığa yol açmasının nedeninin iklim değişikliği olduğu bilimsel çalışmalarla desteklendiğinden ve hava kirliliği ile termik santrallerin neden olduğu partikül madde kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde Covid-19 vakalarının ve ölümlerinin daha fazla olduğundan bahisle, Türkiye’de işletmede olan 30 adet kömürlü termik santralin üretim lisanslarının iptali ile henüz işletmeye alınmamış 7 adet termik santralin üretim lisansları ve projelerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun … Elektrik Üretim Ticaret A.Ş.’ye ait … lisans numaralı Konya Ilgın Termik Santrali yönünden zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Cumhurbaşkanlığı’na karşı dava açılmıştır.
Ankara … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin birinci fıkrasında yer alan kural uyarınca taşınmazın bulunduğu yerdeki Konya İdare Mahkemesi’nin yetkili bulunduğu gerekçesiyle dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine karar verilmiştir.
Konya … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise, dava konusu işlemin … lisans numaralı Konya Ilgın Termik Santrali’nin lisansının iptali isteminin zımnen reddine ilişkin olduğu; davanın, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamında bir uyuşmazlıkla ilgili olduğu ve dava konusu işlemi tesis eden Cumhurbaşkanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nce görülüp çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmış, yetki uyuşmazlığının çözümlenerek yetkili yargı yerinin belirlenmesi için dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdarî davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme, taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdarî davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun’un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan, anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2017, Ankara, s.929).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün bulunduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Corona Virüs’ün Covid-19 olarak mutasyona uğrayarak ülkemizde ve dünyada ölümcül salgın hastalığa yol açmasının nedeninin iklim değişikliği olduğunun bilimsel çalışmalarla desteklendiği ve hava kirliliği ile termik santrallerin neden olduğu partikül madde kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde Covid-19 vakalarının ve ölümlerinin daha fazla olduğu iddialarıyla, Türkiye’de işletmede olan 30 adet kömürlü termik santralin üretim lisanslarının iptali ve henüz işletmeye alınmamış 7 adet termik santralin üretim lisansları ile projelerinin iptali istemiyle yapılan başvurunun … Elektrik Üretim Ticaret A.Ş.’ye ait … lisans numaralı Konya Ilgın Termik Santrali yönünden zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, termik santrallerin lisanslarının iptal edilerek kapatılması veya hiç işletmeye alınmamasına yönelik yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Cumhurbaşkanlığı’nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Konya … İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.