YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/641
KARAR NO : 2015/43410
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında, mağdurlar … ve …’ e yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık … hakkında, mağdur …’ye yönelik yağma suçundan kurulan hükümde yaş küçüklüğü maddesi uygulanırken, “TCK 31/3” yerine, “ TCK 31/2 maddesi” olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında, mağdurlar … ve …’ ye yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK 168 maddesinin 31. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış ise de, bu husus sonuç cezaya etkili olmayacağından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TC.Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince,
sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanının ücretinin, yaşları küçük olan sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından, “yargılama giderlerine ilişkin” bölümler çıkartılarak yerine, “Bu dava nedeni ile, sanık …’ nün yargılama gideri olarak sarfına neden olduğu 45,00 TL adli rapor, 10,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 55,00 TL; sanık …’ ın yargılama gideri olarak sarfına neden olduğu 0,75 TL tezkere, 5,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 5,75 TL, mahkeme masrafının sanıkların neden oldukları payları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve …hakkında, mağdur …’ a yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun kolluktaki beyanında, sanıkların kendisine, “Cebinde ne varsa çıkart” demeleri üzerine … marka cep telefonunu verdiğini, ayrıca cebinden paraları da istediklerini, bunun üzerine cebinden 2.- TL para çıkartıp sanık … verdiğini, fakat sanığın bu parayı almayıp kendisine geri verdiğini, bunun üzerine paraları geri koyduğunu”, 22.06.2009 tarihli oturumdaki ifadesinde, “Sanıkların kendisinden cep telefonu ve para istediklerini, cep telefonu ve 2.- TL parayı verdiğini, telefonu aldıklarını, ancak parayı almadıklarını” belirttiği,
Sanık … kolluktaki beyanında, “Diğer sanık …, mağdura paran var mı diye sorduğunu, mağdurun parası olmadığını söylediğini, telefonuna bir bakayım demesi üzerine, çıkardığında aldıklarını”, 27.04.2009 tarihli oturumdaki ifadesinde ise, “Sanık … mağdurdan para ve cep telefonu istediğini, sanık … bu mağdurun sadece cep telefonunu aldığını” söylediği,
Sanık … kolluktaki beyanında, mağdura, ‘Paran var mı?’ diye sorduğunu, mağdurun ‘param var ama yol parası yapacağım’ dediğini; bunun üzerine, ‘tamam kalsın,’ dediğini, ‘telefonun var mı?’ diye sorduğunu, mağdurun da telefonunu çıkararak verdiğini; 27.04.2009 tarihli oturumdaki ifadesinde ise, tam olarak kendinde olmadığı için ne yaptığını bilmediğini belirttiği anlaşılmıştır.
Bu arada açıklığa kavuşturulması gereken sorun, sanıkların mağdura hitaben “cebinden ne varsa çıkart” demelerinden sonra, mağdurun cebinden 2.- TL para ile cep telefonunu aynı anda teslim edip etmediği ve/ veya mağdurun söz konusu para ve cep telefonunu çıkartığı halde, sanıkların sadece cep telefonunu alıp almadığı konusunda mağdurun aşamalardaki netleşmeyen ifadeleridir.
Hal böyle olunca;
Mağdurun beyanları arasındaki aykırılıklar giderildikten sonra, her iki eşyanın birlikte alınıp devamında 2.- TL paranın iade edildiğinin belirlenmesi durumunda; sanık hakkında, TCK.nın 168. maddesinin uygulama koşullarının takdiri gerektiği düşülmeden, eksik soruşturma ile yetinilip yargılanmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.