YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14751
KARAR NO : 2015/15084
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/55690
Mahkemesi : Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Tarihi : 11/12/2013
Numarası : 2012/193 – 2013/597
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının tazminat davasına esas teşkil eden Adana 5. Ağır Ceza mahkemesinin 22.03.2011 tarih, 2010/419 esas, 2011/105 karar sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda, davacıdan (sanıktan) soruşturma aşamasında suçtan elde edildiği şüphesi ile el konularak adli emanete alınan paraların bizzat suçtan elde edildiği kesin olmadığı gerekçesi ile iadesine karar verildiği ve davacı (sanık) tarafından adli emanetteki paraların iadesi için yapılan başvuru üzerine, mahkemece söz konusu paraların davacıya (sanığa) iade edilmesi hususunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’na hitaben yazmış olduğu 08/04/2011 tarihli yazı içeriğine göre, davacıya (sanığa) ait el konulan paraların iadesi hususundaki hüküm fıkrası aleyhine temyiz talebinde bulunulmadığı ve dolayısıyla hükmün bu kısmının davacı (sanık) yönünden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, başvuru üzerine iadesi sağlanamayan adli emanetteki paraların iadesine ilişkin açılmış olan davanın, davacının (sanığın) mahkumiyetine dair hüküm sonucundan bağımsız nitelik taşıdığı ve hükmün bu kısmının ceza dava dosyasının tamamen kesinleşmesi şartına bağlanamayacağının anlaşılması nedeniyle, Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 141/1-j ve devamı maddeleri kapsamında uğranıldığı iddia edilen maddi zarar tespit edilerek bu miktarın tazminat olarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
2- ”13/04/2012” olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına, ”19/04/2012” olarak yazılması, İsabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.