Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32370 E. 2015/35391 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32370
KARAR NO : 2015/35391
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Tebliğname No : 2015/313989 Kanun Yararına Bozma

Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk S.. Y..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 29, 31/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli ve 2014/577 esas, 2015/171 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2015 tarihli ve 2015/296 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 03.09.2015 tarih ve 2015/18085 – 58301 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.10.2015 tarih ve 2015/313989 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.” şeklindeki hüküm ve Ö. M. Hastanesinin 27/08/2014 tarihli raporunda suça sürüklenen çocuk S.. Y..’ın farik ve mümeyyiz olmadığının belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden,
2) Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin 28/04/2015 tarihli ve 2015/296 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 09.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.