Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/4340 E. 2015/4465 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4340
KARAR NO : 2015/4465
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2014
NUMARASI : 2014/503-2014/576

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi M.. A..’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Vakıflar İdaresi, çekişmeli taşınmazı izale-i şuyu davasında ihaleden satın aldığını ancak dosyanın kaybolmasından ötürü tescili sağlayamadığını ileri sürerek eldeki davayı “hasımsız” olarak açmış; mahkemenin, Hazine’yi davaya dahil etmesi için davacıya süre vermesi üzerine Hazine davaya dahil edilmiş ve yargılama sonunda verilen kabul kararı Dairece; “…davanın hasımsız açılamıyacağı, taşınmazın diğer paydaşları aleyhine açılması gerektiği; ayrıca, dahili dava yoluyla kimseye taraf sıfatı yüklenemiyeceği…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan olgular karşısında, Daire bozma ilamına uyularak yazılı biçimde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının temyiz itirazları yerinde değildir, REDDİNE.
Hazine’nin temyiz itirazına gelince:
Bilindiği üzere, usule uygun olmasa dahi mahkemenin kararı ya da diğer tarafın talebi ile taraf durumuna getirilmeye zorlanan gerçek ya da tüzel kişinin mahkemede vekil aracılığı ile kendisini savunmasını engelleyen bir yasa hükmünün bulunmadığı; dahası, bunun bir anayasal hak olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/1. maddesi hükmüne göre avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade etmektedir.
Bunun yanında, sonuçta davada ne karar verileceği, davanın taraf ehliyetinden dolayı reddinin gerekip gerekmediği hakimin yetkisinde olduğundan, kendisini savunma durumunda bırakılan gerçek ya da tüzel kişiye izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı da şüphesizdir.
Hal böyle olunca; gerekmediği halde taraf durumuna getirilen Hazine yararına vekalet ücreti takdiri edilmesi yerine, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
Hazine’nin temyiz itirazı açıklanan nedelerle yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.