Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/18469 E. 2015/34253 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18469
KARAR NO : 2015/34253
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

Tebliğname No : 3 – 2014/5668
MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2013/406 (E) ve 2013/667 (K)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
b) Kavgayı kimin başlattığı tam olarak belirlenemediği, bu haliyle ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmasında Ceza Genel Kurulu kararları dikkate alınarak 1/4 oranında indirim yapılması gerekirken 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Katılan vekilince uğranılan zarar miktarının bildirilmesi için istenilen süre talebinden sonra, katılanın yaralanmasına ilişkin tedavisinin kurum tarafından karşılandığını beyanla somut bir zarar miktarının belirtilmemesi karşısında, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı TCK’nin 231. maddesine uygun şekilde objektif ve subjektif diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.