YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17103
KARAR NO : 2015/15296
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/282666
Mahkemesi : Aksaray(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Tarihi : 27/05/2014
Numarası : 2014/173 – 2014/443
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın gündüz vakti meskun mahalde idaresindeki araçla seyir halindeyken yolun sağındaki sokaktan önüne çıkan sürücüsünün Serkan Hançerli olduğu aracın sol yan kısmına çarparak müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olaydan sonra, kaza saati olan 15.00 sıralarında kolluk görevlilerince yapılan alkol testi ile sanığın 1.09 promil alkollü olduğunun tespit edilmesine rağmen alkolmetre çıktısının alınamadığına dair tutanak tutulduğu, aynı gün saat 18.16 ‘da alınan alkolmetre çıktısı ile sanığın 0.88 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanık hakkında saat 18.05’te düzenlenen genel adli muayene raporu ile 0.68 promil alkollü olduğunun belirtilmesi karşısında; yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte vücuttaki alkol düzeyinin geçen her saatte 0.15 promil azaldığı bilindiğine göre, olaydan yaklaşık 3 saat 5 dakika sonra yapılan ölçümde en lehe kabulle 0.68 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın olay anında yaklaşık 1,13 promil alkollü olarak araç kullandığı, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde dahi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralama eyleminin, şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğu, mağdurun ve sanığın uzlaşmaları üzerine soruşturma aşamasında sanık hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan takipsizlik kararı verildiği, sanığın tek bir eylemi ile taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike, taksirle yaralama suçunun zarar suçu olduğu, zarar suçunun oluştuğu durumda artık trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ceza verilemeyeceği, çünkü; uzlaşma ile fail ve mağdur arasında zararın giderilmesi konusunda anlaşma sağlanmış olmakla, yapılan anlaşma gereği zararın kararlaştırılan miktarda ödenmesi veya giderilmesi durumunda ceza davası açılmamakta veya açılan dava düşürülmektedir. Böylece Devlet ile failin arasındaki ceza ilişkisi sona ermekte ve fail cezalandırılmaktan kurtulmakta ve uzlaşma kurumu uyuşmazlığı hukuki ve cezai tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırmaktadır.
Uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiğinde CMKnın 253/19. maddesi gereğince mağdurun artık hukuk mahkemelerinde dava açamayacağı hükmü de gözetildiğinde; taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının sanığın tek bir eylemi ile meydana geldiği, taksirle yaralama suçundan uzlaşma nedeniyle takipsizlik kararı verildiği de gözetilerek sanık hakkında trafik güvenliğini sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasındaki mahkumiyete ilişkin kısmın çıkartılıp yerine “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına” ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.