Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/19696 E. 2015/15297 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19696
KARAR NO : 2015/15297
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/128253
Mahkemesi : Mersin 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 17/12/2013
Numarası : 2013/335 – 2013/1009
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili 13/11/2013 tarihli dilekçe ile kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde bu talep değerlendirilmeden hüküm kurulduğu görülmekle, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK’ nın 237/2 maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmiş ve tebliğnamede bu yöndeki bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, davaya konu eserlerin imitasyon olduğuna, bu nedenle hakkında beraate karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan araştırma neticesi, sanık M.. S..’in işlettiği …… Psikoteknik Eğitim Merkezi isimli işyerinde çok sayıda kültür varlığı bulunduğu ve bu eserlere müşteri arandığı bilgisine ulaşıldığı, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararına binaen ismi geçen işyerinde 27.03.2013 tarihinde yapılan aramada günümüz yapımı, imitasyon eşyaların yanında, 2863 sayılı Kanun kapsamında, tescil ve tasnife tabi, 1 adet Helenistlik döneme ait Yunan sikkesi ile Roma dönemine ait sikkenin ele geçirildiği, Mersin 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarih ve 2013/410 değişik iş sayılı kararıyla el koyma işlemlerinin onaylanmasına karar verilen eserler hakkında alınan 29.03.2013 tarihli Mersin Müze Müdürlüğü raporunda ve 12.12.2013 tarihli arkeolog bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere, iki adet eserin 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu, sanığın verdiği ifadelerinde, bu eserleri tanımadığı bir seyyar satıcıdan, işyerinde dekor olarak kullanmak üzere satın aldığını ve tarihi eser olduklarını bilmediğini beyan etmiş ise de, dosya kapsamında eserlerin fotoğraflarından, oldukça eski ve kültür varlığı olduklarının anlaşılabildiği, bu nedenle sanığın ifadesinin ceza almaktan kurtulmaya yönelik olduğu ve hayatın normal akışı karşısında inandırıcı olmadığı, ancak 2863 sayılı Kanun’un 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastıyla “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği, bu kapsamda sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun’un 70/1 maddesinde düzenlenen “kültür varlığını bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.