YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1001
KARAR NO : 2015/15304
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/183928
Mahkemesi : Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 08/04/2014
Numarası : 2013/630 – 2014/235
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Koruma altında bulunup, Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında Kentsel Sit Alanı içerisinde kalan, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.10.2010 tarih ve 6215 sayılı kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğu kabul edilen, Bursa ili, …. ilçesi, …. mahallesi, 3985 ada, 23 parselde yer alan ve tapuda özel mülkiyete konu olan zemin+2 katlı, ahşap karkas ve tuğla malzemeden yapılmış, sivil mimarlık örneği binanın hissedarlarından birisinin sanık N.. Ö.. olduğu, sanığın verdiği ifadelerinden ve binaya ait fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, binanın 1989 yılından beridir kullanılmadan durduğu ve harabe halde olduğu, binanın kimi yapı unsurlarının çürüme nedeniyle artık dökülmeye başlaması nedeni ile binanın çevre sakinleri açısından tehlike arz etmeye başlamasıyla, Osmangazi Belediyesi görevlilerince yerinde incelemenin yapıldığı ve tutulan 13.02.2007 tarihli raporda, binanın taşıyıcı sisteminin mukavemetini yitirdiğinin, çatı ve saçaklarında kopma ve çürümelerin gözlemlendiğinin, bu durumun çevre açısından tehlike arz ettiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 24.03.2007 tarih ve 2337 sayılı kararıyla binanın rölövesinin çıkartılması ve ilgilisi ile belediye tarafından binanın çevre yönünden güvenliğinin sağlanması gerektiğine karar verildiği, yine Belediye görevlilerince yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29.07.2010 tarihli raporda, çürümelerin devam ettiği, taşıyıcı sistemin ekonomik ömrünü doldurduğu, güvenlik önlemlerinin alınarak binanın kontrollü şekilde yıkılması gerektiğinin tespit edildiği, bunun üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 22.10.2010 tarih ve 6215 sayılı kararıyla hazırlanan rölövenin uygun bulunduğuna, binanın yıkılmadan korunması için restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanarak kurula iletilmesi gerektiğine karar verildiği, ancak sanık beyanlarına göre kurulca istenen bu işlerin ekonomik durumlarının el vermemesi nedeniyle yapılamadığı, yine Belediye görevlilerince yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28.12.2012 tarihli raporda, çatının çökmesi nedeni ile binanın su aldığının ve yıkılmak üzere olduğunun, binanın bu haliyle çevre yönünden tehlike arz ettiğinin tespit edildiği, ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 24.05.2013 tarih ve 2017 sayılı kararıyla da, tehlike arz eden yapı unsurlarının mal sahipleri tarafından, Belediyenin gözetiminde arındırılabileceğine karar verildiği, her ne kadar aynı kararda Koruma Bölge Kurulunun önceki kararını yerine getirmeyen ve binanın tahribatına neden olan sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş, buna dayanarak da binanın hissedarlarından olan sanık N.. Ö.. hakkında kültür varlığına kasten zarar vermek suçundan dava açılmış ise de; davaya konu tescilli binanın uzun yıllardır boş ve metruk bir şekilde durduğu, zamanla yıprandığı ve çürüyerek kendiliğinden yıkılmaya başladığı, bu durumun dosya kapsamında bulunan 2007, 2010, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait olay yeri fotoğraflarından anlaşılabildiği, sanığın verdiği ifadelerinde, bina için istenen işleri ekonomik durumlarının el vermemesi nedeni ile yapılamadığını, satmayı ve hatta bağışta bulunmayı istediklerini, bir suç kasıtlarının olmadığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamından tescilli binanın sanık tarafından kasıtlı olarak yıkıldığına veya tahrip edildiğine dair delillerin bulunmadığı, Koruma Bölge Kurulu’nun yapılmasını istediği restitüsyon ve restorasyon işlerinin yapılmasının, ekonomik durumunun el vermemesi nedeniyle sanıktan beklenemeyeceği, bu nedenlerle sanığın suç kastının bulunmadığı ve mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesinde bir aykırılığın olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, atılı suçun unsurlarının bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.