Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/26647 E. 2015/43556 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26647
KARAR NO : 2015/43556
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Oluşa ve dosya içeriğine göre sanığın, mağdurun çalıştığı iş yerine girdiği, kendisini müşteri sanan mağdura “Ver lan elindeki telefonu” diyerek yüzüne tokatla vurup yere düşürdükten sonra elindeki cep telefonunu alarak uzaklaştığı, telefonu ikinci el telefon alım satımı ile meşgul olan …’a sattığı, soruşturma aşamasında sattığı yeri göstermesi üzerine polisin telefonu … alarak mağdura teslim ettiği, olay sırasında iş yerinin tuvaletinde bulunan tanık …’un, mağdurun olayın hemen akabinde sıcağı sıcağına, korkmuş ve şaşkın bir vaziyette olayı kendisine bu şekilde anlattığını söylediği, mağdurun ilk ifadesinin de bu şekilde olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ile yüzleşmesinden sonra savunma ile aynı içerikte verdiği ifadesine itibar edilemeyeceği, bu nedenle sanığın TCK’nın 149/1-d maddesine uygun iş yerinde yağma suçunun sabit olduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,

2- Telefonu sanıktan satın alan …’ın, telefonu polise teslim ettikten sonra kendisinin de mağdur olduğunu beyan etmesi karşısında zararının giderilip giderilmediği sorulduktan sonra sonucuna göre, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde uygulama yapılması,

3- T.C. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıktan alınmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.