YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7016
KARAR NO : 2015/11754
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2013/125-2014/572
Davacı M.. M.. vekili Avukat Songül tarafından, davalılar H.. Ç.. ve diğeri aleyhine 16/07/2001 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/12/2014 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar H.. Ç.. ile H.. S.. mirasçıları vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/10/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davalılar M.. S.. ve diğerleri vekili Avukat Onur ve diğer davalı asil H.. Ç.. ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Dilara geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava rücu’en tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı idare, 3. kişinin açtığı dava sonucunda ödediği tazminatın olayda kusuru bulunan davalılardan rücu yoluyla alınmasını istemiştir.
Eldeki dava rücu davası olup, tazminat tutarının aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusur durumu ve kusurun ağırlığı gözetilmelidir. Yerel mahkemece, her bir müşterek müteselsil sorumlunun sorumluluk oranı ile bu orana isabet eden tutar belirlenerek ayrı ayrı sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken “davalılardan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b) Dosya içeriğinde bulunan dava konusu olaya yakın tarihlerde meydana gelen başka kayıp olayları için düzenlenen kontrolör raporlarına göre, ihracat ambarının 24 saat hizmet verdiği, kapısının 24 saat açık olduğu, çıkış eşyasına ilişkin yer hizmetlerinin Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce özel havayolu şirketlerine verildiği, bu şirketlere ayrı bir çalışma alanı verilmediği, bu şirketlerinde ihracat ambarını çalışma alanı olarak kullandıkları, bu koşullarda idare personelinin fiilen iş göremez hale geldiği, mevcut ortamın eşya çalınması ve değiştirilmesi gibi olaylara zemin hazırladığı, az sayıdaki TASİŞ personelinin ambara ve eşyalara hakim olmasının mümkün olmadığı, bu ve benzeri aksaklıkların ambar personelince dile getirilmesine rağmen İstanbul İşletme Bölge Müdürlüğünce önlem alınmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda mahkemece yapılan indirim oranı azdır. Daha fazla oranda indirim yapılması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı M.. S.. ve diğerleri yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.