YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16303
KARAR NO : 2015/11759
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/06/2014
NUMARASI : 2013/102-2014/199
Davacı I.. Ö.. vekili Avukat Aziz tarafından, davalılar A.. S.. ve diğerleri aleyhine 28/03/2013 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 03/06/2014 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/10/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil I.. Ö.. ve vekili Avukat Aziz geldi, karşı taraftan davalılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, terekenin haksız zenginleşmesi nedeni ile alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının önceki eşiyle evliyken 1978 yılında Fatma ile tanıştığını, eşinden boşanamadığı için Fatma ile imam nikahıyla evlendiğini, davacı ile Fatma 1996 yılında İstanbul’dan Köyceğiz’e gelerek yerleştiklerini ve ev yaptıklarını, arsa ve inşaat bedelinin davacı tarafından ödendiğini ancak Fatma Selma Civlez adına kaydedildiğini, 2007 yılında Fatma kansere yakalandığını, uzun tedavi sürecinin olduğunu, bir sürü giderin müvekkili tarafından yapıldığını, terekenin sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek alacak isteminde bulunmuştur.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava, resmi nikah olmaksızın, gayrı resmi evlilik ve fiili birlikte yaşam iddiasına dayalı alacak olarak nitelendirilmiş ve kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde zarara o kişinin kendisinin katlanması gerektiği, hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı, davacının gayrıresmi evliliğin mevcut hukuk düzeni tarafından korunmadığını bilebilecek durumda olduğu, amaç evlilikse nikahın baştan göz ardı edilmesinin kişi için ağır kusur olduğu, hukuk düzenine aykırı işlem ve eylem yapan davacının zarara başlangıçta razı olduğu, bu yönde davalıların murisinden talep edebileceği bir alacağının bulunmamasına göre, bu alacak isteminin mirasçılara yöneltilebilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının nikah yapmadan gayri resmi evlilik sürdürdüğü ve bunun da davacının kusuru olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı dava dilekçesinde uzun yıllar nikahsız olarak birlikte yaşadığı davalıların murisi adına kayıtlı arsayı parasını kendi vererek aldığını ve üzerindeki evinde yapım giderlerinin tarafından karşılandığını ancak tapusunun davalıların murisinin üzerine yapıldığını belirterek alacak isteminde bulunmuştur. Bu kapsamda mahkeme gerekçesi, dava dilekçesindeki istemlere uyumlu değildir. Mahkemece, dava dilekçesindeki istekler değerlendirilmemiş, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülmüştür. Bu yön usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.