Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20790 E. 2021/3073 K. 08.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20790 E.  ,  2021/3073 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20790
Karar No : 2021/3073

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012/8,10,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı Ulus Vergi Dairesi mükellefi … Taşımacılık Finans ve Lojistik), Başkent Vergi Dairesi mükellefi … Ticaret), Çanakkale Vergi Dairesi mükellefi …. San. Tic. Ltd. Şti. ile Etimesgut Vergi Dairesi mükellefi … Mad. Yağ İml. Kimya San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sahte belge kullanımı yönünden incelenen davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile davacının uyuşmazlık konusu tarhiyata neden olan sahte faturaları alarak defterlerine kaydettiği ve faturalarda yer alan katma değer vergilerini indirim konusu yaptığı hususlarının somut tespitlerle ortaya konulduğu, yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde … . San. Tic. Ltd. Şti. ile … Mad. Yağ İml. Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkraları yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, temyiz konusu kararın … Taşımacılık Finans ve Lojistik) ve … Ticaret)’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya fatura düzenleyen Ulus Vergi Dairesi mükellefi … Akaryakıt Mad. Yağ. Boya Top. Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti) hakkında düzenlenen … gün ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; 09/12/2005 tarihinde toptan kereste ve ambalaj malzemeleri satışı faaliyetine başladığı, 22/06/2006 tarihli dilekçesiyle orman ürünleri, biyodizel, lojistik akü ve muhtelif araç parça toptan satış faaliyetine başladığı, 01/02/2010 tarihi itibariyle işyeri adresini değiştirdiği, sahte fatura düzenlediği yolunda ihbarlar bulunduğu, 2006 yılında faaliyete geçen şubelerinin faaliyetinin terk edildiği, adreslerinde bulunamadığı, söz konusu şahsın 2007/Nisan ile 2009/Ağustos döneminde cezaevinde olduğu, 2010 yılında açılan şubelerinin halen faal olduğu, 23/05/2007, 16/04/2008, 18/04/2008, 17/04/2009, 01/11/2009 tarihlerinde yapılan yoklamalarda merkez adresinin boş ve kapalı olduğunun tespit edildiği, 11/03/2010 tarihli şube açılış yoklamasında çalışan işçisinin olmadığının, toptan madeni yağ alım satımı faliyetinde bulunacağının tespit edildiği, 01/11/2011 tarihli yoklamada merkez adresinin kapalı olduğunun, şubede faaliyette bulunulduğunun belirlendiği, satışa hazır madeni yağlar bulunduğunun tespit edildiği, 2010 yılı ödenecek gelir vergisinin 12.431,17 TL olduğu, beyannamelerin verildiği, 2010 yılında ödenmesi gereken katma değer vergisinin bulunmadığı, işçi çalıştırmadığı, 2010 yılı brüt satışlarının 14.960.044,09 TL olduğu, ödenmemiş vergi borcunun 438.190,70 TL ve ödediği vergi toplamının 262,82 TL olduğu, 2010 yılında 14.279.549,00 TL mal sattığını beyan etmesine rağmen 10.957.953,00 TL mal alındığının beyan edildiği, 11.482.088,00 TL mal ve hizmet alışı beyan etmesine rağmen 3.330.999,00 TL mal satıldığının beyan edildiği, mal aldığı firmalardan bir kısmı hakkında olumsuz tespitler bulunduğu, şahsın ortağı olduğu … Ltd. Şti. hakkında da olumsuz tespitlerin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Ayrıca, davacının bu mükelleften 2010/7 döneminde fatura temin ettiği, mükellefin 2010 yılı katma değer vergisi beyannamelerini verdiği ancak tahakkuk eden vergileri ödemediği tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda, mükellefin 2006 takvim yılından itibaren bir büro ve birden fazla şube açarak bunları kısa sürede terk etmesi, 2008 ila 2011 yılları arasında hiç işçi çalıştırmadan, yeteri kadar malzeme, makine ve cihazı yokken yüksek tutarlı hasılat beyanında bulunması, merkez ve şube işyerlerinin çoğunlukla kapalı olması ve 2006 yılından itibaren hakkında sahte belge düzenlediğine yönelik yapılan ihbarlar bulunması, mükellefin 2006 ve 2007 Ba-Bs formunu vermemesi, 2006-2011/1-8 dönemine ilişkin olarak 25.066.597,00TL mal ve hizmet alışı beyan etmesine rağmen mükellefe mal ve hizmet satanların beyanlarının 7.299.438,00TL olması, davacının beyan ettiği Ba-Bs formları ile bu mükelleften alış yapan ya da mükellefe satış yaptığını beyan eden mükellefler arasında farklılıklar olması hususları değerlendirildiğinde bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmadığı sonucuna varılmiştır.
Davacının fatura aldığı … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; 25/03/2010 ile 01/03/2011 tarihleri arasında madeni yağ alım satım faaliyeti ile iştigal ettiği, 29/03/2010 tarihli yoklamada, 25/03/2010 tarihii itibarıyla … Mah. … Sokak No:… adresinde işe başladığı, aynı adresin giriş kısmında başka bir mükellefin (… …Ltd.Şti.) madeni yağ toptan satışı ve nakliyecilik faaliyetinde bulunduğu, aylık kirasının 200,00 TL olduğu, yoklama tarihi itibarıyla işçi çalıştırmadığı, iş yerinin yaklaşık 25 m2 büyüklükte olduğu, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 01/04/2011 tarihli yoklamada, 01/03/2011 tarhi itibariyle sözkonusu adresteki işini terk ettiği, aynı adreste başka birinin faaliyette bulunduğu hususlarının tespit edildiği, Şubat/2014 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi borcunun 3.260,83 TL olduğu, aaliyette bulunduğu dönemlere ilişkin gelir, gelir geçici ve KDV beyanlarını verdiği, 2010/Nisan-Aralık KDV beyannamesinde 479.836,84 TL, 2011/Ocak-Mart döneminde KDV beyannamesinde ise 108.700,00 TL matrah beyan edildiği, 2010 yılında mal ve hizmet alımında ve satımında bulunduğu firmalar hakkında olumsuz tespitler ve vergi tekniği raporları bulunduğu, defter kayıtları incelendiğinde 2011 yılına ilişkin mal ve hizmet alışına rastlanmadığı, beyanında işlerinin kötü gitmesi nedeniyle … ‘ın şirketinde işçi olarak çalışmaya başladığı, … tarafından firması aracı kılınmak suretiyle madeni yağ alım satımı işi yapılmasına yönelik yapılan teklifi kabul ettiğinin, 1 yıla yakın bir süre firmasına ait işlerin … ve şirketi tarafından gerçekleştirildiğinin, muhasebecisinin firması adına düzenlenen faturalar konusunda kendisini uyarması üzerine bir süre daha çalışıp işten ayrıldığının, belgelerin sahte olduğunun bilinmediğinin belirtildiği, 2010 yılı defterlerinin incelenmesinden, 576.740,33 TL sahte fatura kullanıldığının tespit edildiği ve 2010 yılında gerçekleştirilen toplam alışın %98,5’inin sahte faturalar ile karşılandığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu mükellefin düzenlenen fatura tutarları kadar iş yapabilecek organizasyon ve kapasiteye sahip olmadığı, mal alımlarının gerçek olmadığı ve mal alımı yapılan firmalar hakkında olumsuz tespitlere yer verildiğii hususları dikkate alındığında, adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ve inceleme raporunda eleştiri konusu edilen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Vergi Mahkemesi kararının bu mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatlara ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, … . San. Tic. Ltd. Şti. ile … Mad. Yağ İml. Kimya San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyata ilişkin kısmının oybirliği ile ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Taşımacılık Finans ve Lojistik) ve … Ticaret)’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyata ilişkin kısmının oy çokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/06/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının, … ( … Ticaret)’den alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyat nedeniyle verilen kabul kararının bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin söz konusu mükelleften alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyat kısmı yönünden reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.