Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2017/2296 E. , 2021/2661 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/2296
Karar No : 2021/2661
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Bakanlığı adına
…Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ: Av. …
2 – (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: … Gümrükleme Petrol Uluslararası Nakliyat Eğitim Hizmetleri Turizm Otelcilik Tarım Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük ve katma değer vergileri, bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı, bu fon payına ilişkin cezai faiz ile gümrük ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirket tarafından uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği ek tahakkuk ve para cezası kararları hakkında açılan davaların Danıştay’da temyiz aşamasında bulunduğu ve bu aşamada yapılan yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiği, bunun üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle şirkete yönelik olarak elektronik ortamda yapılan tapu kaydı ile deniz ve kara taşıtı sicili sorgulamalarından herhangi bir sonuç alınamadığı, yine şirketin banka hesaplarına haciz uygulanmasına yönelik olarak gönderilen yazılar üzerine bankalardan alınan cevabi yazılardan, şirkete ait herhangi bir menkule rastlanılmadığının anlaşıldığı, bu durumda mal varlığı araştırması yapılmasına rağmen şirket adına kayıtlı herhangi bir menkul veya gayrimenkul bulunamadığından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesine göre şirket hissedarlarına kamu alacaklarından dolayı şirket hisseleri oranında başvurma hakkının doğduğu, davacının şirketteki hissesi oranında usulüne uygun olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden cezai faize vaki itirazın reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…; K:.,… sayılı “süre ret” kararlarının, Danıştay Yedinci Dairesinin sırasıyla 15/03/2016 tarih ve E:2013/5641,5706,5705; K:2016/2540,2535,2539 sayılı sayılı kararları ile bozulduğu ve 25/04/2017 tarihli kararları ile de karar düzeltme istemlerinin reddedildiği, yine asıl borçlu şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinden kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri, bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden cezai faizden oluşan tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işleme yönelik olarak açılan davayı esastan reddeden …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanan gecikme zammına dair kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının onanması; kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile bu fon payına ait cezai faize dair kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması yolundaki Danıştay Yedinci Dairesinin 25/04/2016 tarih ve E:2013/6642, K:2016/4215 sayılı kararına karşı yapılan kararın düzeltilmesi isteminin 25/04/2017 tarihli karar ile reddedildiği, yine asıl borçlu şirket adına tescilli … tarih ve …sayılı, … tarih ve … sayılı beyannameler için gümrük vergisi üzerinden karara bağlanan para cezası kararlarına vaki itirazların reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda …Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve … K:… sayılı “esastan ret” kararlarının Danıştay Yedinci Dairesinin sırasıyla 25/04/2016 tarih ve E:2013/6646,6649; K:2016/42184219 sayılı kararları ile bozulduğu ve 25/04/2017 tarihli kararları ile de karar düzeltme istemlerinin reddedildiğinin görüldüğü, bu durumda, bozma kararları uyarınca mahkemelerce yeniden yargılama yapılarak karar verileceği, dolayısıyla bu aşamada bozulan kısımlar yönünden tahsil edilebilir aşamaya gelmiş amme alacaklarından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin söz konusu bozma kararlarına konu edilen kamu alacaklarına isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin kalan kısımlarına ilişkin olarak ise, yapılan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda yapılan esasa ilişkin inceleme ile davanın reddi yolunda verilen kararların temyiz ve itiraz üzerine onandığı ve karar düzeltme istemlerinin reddedildiği, öte yandan şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün bulunmadığının davalı idarece somut bir biçimde ortaya konulduğu, davacının da borcun doğduğu dönemde şirket ortağı olduğu göz önüne alındığında hissesi oranında sorumluluğu olduğundan, dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile dava konusu ödeme emrinin … tarih ve … sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden cezai faize; … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı beyannamelere ilişkin olarak gümrük vergisi üzerinden hesaplanan para cezaları; … tarih ve …sayılı beyannameden kaynaklanan kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payına ait cezai faize isabet eden kısımları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verildikten sonra, dava konusu ödeme emrinin sözü edilen kısımlarının iptaline, kalan kısımlara ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, ödeme emrine konu amme alacaklarının usule uygun olarak kesinleştirildiği, davacıya ait iddialara ödeme emri aşamasında itibar edilemeyeceği; davacı tarafından, uyuşmazlık konusu amme alacaklarının zamanaşımına uğradığı, tahakkuktan kaynaklanan işlemlere karşı açılan davalarda verilen kararlar bir kısmının temyiz incelemesi neticesinde bozulduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu ödeme emri muhteviyatı amme alacakları hakkında verilen mahkeme kararları üzerine oluşan hukuki duruma göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, bölge idare mahkemesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Gümrükleme Petrol Uluslararası Nakliyat Eğitim Hizmetleri Turizm Otelcilik Tarım Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük ve katma değer vergileri, bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı, bu fon payına ilişkin cezai faiz ile gümrük ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiş; ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslarını devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; aynı Kanun’un 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararın dava konusu ödeme emrinin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu şirket adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan gümrük ve katma değer vergileri, bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payına ait cezai faizden oluşan tahakkuka vaki itirazların reddine ilişkin işlemler; … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı beyannamelere ilişkin gümrük vergileri üzerinden hesaplanan para cezalarına vaki itirazların reddine dair işlemler; … tarih ve … sayılı beyannameden kaynaklanan işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve cezai faize isabet eden kısımlar yönünden mahkemelerce verilen davanın reddi yolundaki kararların bozulduğu ve bu nedenle kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin anılan kısımlarına isabet eden alacaklar yönünden iptaline karar verilmiş ise de; temyize konu edilen bu kararda bahsi geçen bozma kararları neticesinde mahkemece yapılan yeniden yargılamalar üzerine yukarıda sayılan beyanname sırasına göre anılan kamu alacakları yönünden .. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı; E:…, K:… sayılı; E:…, K:… sayılı; E:…, K:… sayılı; E:…, K:… sayılı; E:…, K:… sayılı kararları ile davaların reddedildiği ve bu kararların temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği görülmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu ödeme emri ile, ithalatın ödeme şekline bağlı olarak istenilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak davacıdan aranılan cezai faize ilişkin olarak mahkemece davanın reddi yolundaki kararlar temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ise de; anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre cezai faiz hesaplanması, Anayasa’nın 38. maddesinde ifade edilen “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Dolayısıyla, mahkeme kararının dava konusu ödeme emrinin cezai faize isabet eden kısmı hakkında yukarıda yazılı gerekçeyle verilen iptale ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dava konusu ödeme emrinin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan cezai faize isabet eden kısmı dışında kalan kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine ilişkin olarak; … Vergi Mahkemesince yukarıda verilen esas numaralarına kayıtlı olarak açılan davalarda verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen davanın reddi yolundaki kararlar üzerine oluşan hukuki duruma göre yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu vergi dava dairesi kararının sözü edilen kısımlarının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen de reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan cezai faizine isabet eden kısmına yönelik temyiz isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE,
4.Kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanan cezai faiz dışında kalan kısmının BOZULMASINA,
5. … TL maktu harcın temyiz isteminde bulunan davacıdan alınmasına,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
7. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 03/06/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
X- KARŞI OY:
Temyiz istemleri, … Gümrükleme Petrol Uluslararası Nakliyat Eğitim Hizmetleri Turizm Otelcilik Tarım Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve …sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle gümrük ve katma değer vergileri, bu vergilere ait gecikme zammı, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payı üzerinden cezai faiz ile gümrük ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf isteminin kısmen kabulüle, kısmen de reddine dair kararın taraflarca temyizen incelenerek bozulması istemine ilişkindir.
Dava konusu edilen ödeme emri ile, ithalatın ödeme şekline bağlı olarak istenilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1988/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz istenildiği anlaşılmış olup, söz konusu tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işlemlere karşı açılan davaların reddedildiği ve bu kararların kesinleştiği anlaşıldığından, kesinleşen kararlara karşı ancak kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği bilinmekle, bu aşamada kesinleşen alacağın ödeme emriyle talep edileceği tabii olup, bölge idare mahkemesi kararının kaynak kullanım destekleme fonu üzerinden hesaplanan cezai faize ilişkin hüküm fıkrasının da bozulması gerektiği düşüncesiyle Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.