Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/18787 E. , 2021/2993 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/18787
Karar No : 2021/2993
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektronik ve Aydınlatma Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/2,4 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirket adına fatura düzenleyen Kasımpaşa Vergi Dairesi mükellefi … İnşaat Makine Kimya Metal Elektrik Limited Şirketi ile Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi … Elektronik İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitlerin, davacıya düzenlediği faturaları sahte olduğunu ispata yeterli olmadığından cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi … Elektronik İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’nden alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyat kısmına ilişkin hüküm fıkrası ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının, Kasımpaşa Vergi Dairesi mükellefi … İnşaat Makine Kimya Metal Elektrik Limited Şirketi’nden alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili yılda fatura aldığı Kasımpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … İnşaat Makine Kimya Metal Elektrik Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; 21/06/2011 tarihinde inşaat malzemeleri toptan ticareti işiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 30/11/2012 tarihi itibariyle mükellefiyetinin resen terkin edildiği, defter ve belge ibraz yazısının tebliğ edilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmediği, 21/06/2011 tarihili açılış yoklamasında; işyerinin yaklaşık 90 m2 olduğu, şube ve deposunun bulunmadığı, şirket ortaklarının … ve … olduğu, faaliyet konusunun inşaat malzemeleri toptan satışı olduğu, demirbaş olarak 3 masa, 8 sandalye, 5 adet raf bulunduğu, içeride yaklaşık 35.000,00 TL değerinde malzeme olduğunun beyan edildiği, 26/09/2011 tarihli yoklamada; inşaat malzemeleri, elektrik, kimyevi ham maddeler toptan satışı faaliyetine devam ettiği, … adına bir çalışanın olduğu, şube ve deposunun olmadığı, demirbaş olarak 2 masa, 6 sandalye, 2 gardırop 5 raf, 1 bilgisayar ve 1 ranzanın bulunduğu, şirketin 120.000,00 TL tutarında mal mevcudunun bulunduğunun beyan edildiği, 10/10/2011 ve 26/12/2011 tarihli yoklamalarda da şirketin faaliyete devam ettiğinin tespit edildiği, 14/02/2013 tarihli yoklamada ise; adresin kapalı olduğu, içeride işin devamını sağlayacak malzemeler ve demirbaşların olmadığı, firma tabelasının olmadığı, 19/02/2013 ve 26/02/2013 tarihlerinde de adrese gidilmesine rağmen kapalı olduğunun tespit edildiği, mükellef şirketin 2011 yılı KDV matrahının 3.277.140,00 TL olmasına karşın mükelleften alım yaptığını bildiren firmalar tarafından verilen Ba formlarıyla 12.973.135,00 TL alım yapıldığının bildirildiği, 2012 yılı KDV matrahının ise 7.492.066,59 TL olmasına karşın, karşı firmalarca verilen Ba formlarıyla 16.688.747,00 alım yapıldığının bildirildiği, tahakkuk eden vergilere karşılık sadece 3,13 TL ödeme yapıldığı, rapor tarihi itibariyle 27.596,43 TL toplam borcunun bulunduğu, 2011 yılında BA formlarıyla alım yaptığını bildirdiği 19 firmanın 12’si hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporu bulunduğu, 4’ünün incelemeye sevk edilmiş olduğu, iki mükellefin ise T.C ve vergi kimlik numaralarının başka bir mükellefe ait olduğunun tespit edildiği, şirketin ortaklarının başka firmalarda daha ortaklıklarının bulunduğu ve firmaların bir kısmı hakkında sahte fatura düzenlediklerine dair VTR ve olumsuz tespitler bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Davacıya ilgili yılda fatura düzenleyen mükellef ile ilgili yukarıdaki tespitler değerlendirildiğinde; her ne kadar 2011 yılında yapılan yoklamalarda yerinde bulunsa dahi kısa sürede belirtilen yüksek ciroları yapacak ticari organizasyonunun olmadığı, beyan ettiği KDV matrahlarının çok üzerinde fatura düzenlediği, yüksek cirolar elde etmesine rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği ve bildirimde bulunmaksızın adresten ayrıldığı, şirket ortaklarının ortağı oldukları başka firmalar hakkında da sahte fatura düzenlediklerine dair olumsuz tespitlerin bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda mükellefin gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet hareketine dayanmadığı sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … Elektronik İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’nden alınan faturalara isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … İnşaat Makine Kimya Metal Elektrik Limited Şirketi’nden alınan faturalara isabet eden kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi … Elektronik İnş. Ve Taah. Tic. Ltd. Şirketi hakkında düzenlenen … tarih … sayılı VTR ve ekleri incelendiğinde; 02/10/2009 tarihinde 40.000,00-TL sermaye ile … Mah. … Sok. No:… D:… Şişli/İstanbul adresinde radyo ve televizyon stüdyoları ve yayın teçhizatları televizyon iletim cihazlarının imalatı faaliyetine başladığı, defter ve belge isteme yazısının 11/03/2013 tarihinde şirket çalışanı …’a ve 29/03/2012 tarihinde vekaleten …’a tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, bu nedenle incelemenin tarh dosyası üzerinden yapıldığı, mükellefin işyeri adresinde 23/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada; aynı adreste … Yayıncılık Ltd. Şirketinin de faaliyet gösterdiği, ofisin bir odasında ödevli kurumun elektronik kontrol ve direnç elemanları ithalat, satış ve montaj faaliyetiyle uğraştığı, iş yerinde ödevli kuruma ait herhangi bir demirbaşın bulunmadığı, mükellefin 2010/Mart ile 2012/Mart dönemleri arasında değişen sayılarda olmakla birlikte çok fazla sayıda (44, 53, 71, 74 gibi) işçi çalıştırdığına dair beyanda bulunduğu, mükellefin 2009, 2010 ve 2013 yıllarında boş Ba-Bs Formu verdiği, mükellefin Bs Formlarında; 2010 yılı için; 3.279.021,00-TL, 2011 yılı için 7.079.776,00 TL, 2012 yılı için; 3.617.394,00 TL, 2013 yılı için 974.771,00 TL mal ve hizmet sattığını beyan etmesine rağmen diğer mükelleflerin Ba Formlarında mükelleften; 2010 yılı için 3.693.525,00 TL, 2011 yılı için 6.901.100,00 TL, 2012 yılı için 3.792.997,00 TL, 2013 yılı için 45.134,00 TL bildirimde bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin 198.798,48 TL ödenmesi gereken vergi borcu olduğu, vergi aslına ilişkin olarak sadece 215,39 TL tutarında ödeme yaptığı, işçi beyanlarına rağmen mükellefin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 897.005,18 TL prim borcu olduğu, mükellefin 2011 ve 2012 yıllarında alış yaptığı (aynı adreste faaliyet gösterdiği anlaşılan) … Elektronik İnşaat ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi hakkında sahte belge düzenlediği hususunda vergi tekniği raporu bulunduğu, buna göre 2011 yılında bildirdiği alışlarının %97’si, 2012 yılında bildirdiği alışlarının ise %100’ünün sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, anılan mükellef tarafından yapılan alımların hemen hemen tamamının aynı adresi paylaştığı ve sahte fatura düzenleyicisi olduğu tespit edilen bir şirketten yapıldığı, beyan edilen hasılatı gerçekleştirecek ticari kapasitenin bulunmadığı, tahakkuk eden vergilerin ödenmediği göz önüne alındığında, anılan mükellefin dava konusu tarhiyata konu faturaları düzenleyebilecek nitelikte gerekli ve yeterli kapasiteye sahip bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, bahse konu mükelleften kaynaklı olarak yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkeme kararının bu yönden bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.