Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/14961 E. 2015/44414 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14961
KARAR NO : 2015/44414
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar ve savunmanı duruşma gününden usulen haberdar edildikleri halde geçerli mazeretleri bulunmadan duruşmaya gelmedikleri anlaşılmakla sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar … ve … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 22.10.2015 tarihinde üye …..’un muhalefetine karşın oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Katılan .., damadı olan tanık …ile birlikte çalışmakta ve doğalgaz tesisatı işi ile uğraşmaktadırlar. Sanıklardan …, mobilyacılık yapmakta; diğer sanık … da ona yardım etmektedir.

Katılan Metin ve tanık .., “Sanıkların yanlarında üçünçü bir kişi ile dükkanlarına gelerek, gösterdikleri üç çek karşılığında mal almak istediklerini, çekleri soruşturunca çalıntı olduğunu öğrendiklerinden mal vermediklerini, sanıkların ‘biz malı alırız’ diyerek gittiklerini,”; katılan Metin ayrıca, “Aynı gün akşam saatlerinde dükkanda yalnız olarak bulunduğu bir sırada, sanıkların yanlarında dört kişi ile birlikte gelerek, kendisine silah göstererek tehdit edip, kasayı açtırarak 1.000.- TL aldıklarını”; tanık Mutlu da, “Yağma olayını görmediğini, ancak kayınpederinden duyduğunu, kendisinin sanıklardan para karşılığında çek almadığını” söylemişler; suçlamayı kabul etmeyen sanıklardan…. ifadesinde, “… … isimli şahıstan aldığı, ona ait olmayan üç müşteri çekini Mutlu’ya sattığını, Mutlu’nun çeklerden birini kullandığını, diğer ikisini kullanmadığını, kullandığı çeki Isparta’da …Kalorifer Sanayii’ne kendisinin de imzasını atarak ciro ettiğini, buna itirazda bulunduğunu, imzanın kendisine ait olmadığının ortaya çıktığını, Mutlu’nun arayarak iki çeki geri vererek parasını istediğini,” beyan etmiş; diğer sanık… da … doğrulamış; sanık …, 8.2.2011 günlü oturumda, “İzmir’den temin ettiği üç çeki 5.000.- TL karşılığında … sattığını, Mutlu’nun 1.000.- TL’sini verdiğini, 4.000.- TL’sini isteyince müsnet suçun atıldığını” söylemiştir. Sanıkların gösterdikleri tanık … ifadesinde, “… bir çek verdiğini, aralarında 1.000.- TL konuşmalarının geçtiğini” beyan etmiştir.

Sanıklardan …’ın evinde yapılan aramada kurusıkı bir tabanca ve dokuz adet kurusıkı tabanca fişeği bulunmuştur. Bunların yalnızca bulundurulması suç değildir.

Katılana ait telefonunun iletişim kayıtları getirtilmiş, bu telefonu 0 506 885 02 42 numaralı telefonun aradığı ve tehdit mesajları gönderdiği belirlenmiş, telefon sahibi … soruşturma safhasında aranmışsa da bulunamadığından dinlenememiş, kovuşturma aşamasında ise bunun üzerinde durulmamıştır. Kovuşturma sırasında dinlenen tanık İbrahim Bağcı, “Sözü geçen telefonun sanık…’ye ait olabileceğini” söylemişse de, bu konuda da herhangi bir araştırma yapılmamıştır.

Sanıkların, katılan …’ı silahla tehdit ederek yağma suçunu işlediklerine dair katılanın anlatımından başka kanıt yoktur. Katılanın beyanı da sonuca varmaya yeterli değildir. Sanık … savunmaları da araştırılmamıştır. Tüm kanıtlar toplanmadan eksik soruşturma ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, sanık Mehmet’in savunmasında sözünü ettiği icra dosyası varsa getirtilip incelenerek çeki keşide edenin saptanması; İzmir’de mobilyacılık yaptığını ve çekleri aldığını söylediği

…’in tanık olarak ifadesine başvurulması ve 0 506 885 02 42 numaralı telefonun sahibinin kim olduğunun tespit edilmesi, bu telefon …’e aitse adı geçenin, başka bir kişiye aitse, bu şahsın adresi belirlenip tanık sıfatıyla dinlenerek sanıklarla bağlantılı olup olmadığı belirlendikten sonra tüm kanıtların takdiri ile karar verilmesi görüşündeyim.