Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/26636 E. 2015/44183 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26636
KARAR NO : 2015/44183
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan … ile olayın bizzat görgü tanığı…’ın ifadeleri, 30/10/2009 tarihli katılana ait doktor raporu, suça konu 15.000.-TL meblağlı, 19.10.2009 ödeme tarihli, borçlusu … olan senet fotokopisi ile oluş ve dosya içeriğine göre, uzaktan akraba olan sanık ve katılanın, birlikte 1995 yılında …, ortaklaşa bir arsa satın alıp, katılan adına tescil ettirdikleri, ancak daha sonra katılanın işleri bozulunca, sanıktan habersiz arsayı sattığı, bu durumu daha sonra öğrenen sanığa da, beyanlarına göre hissesine karşılık 8.000.-TL para ödediği, bu parayı az bulan sanığın, olay günü, katılanı cep telefonundan arayıp, işyerine çağırdığı, gece saat 21:00 sıralarında, katılanın, amcasının oğlu olan tanık…. ile birlikte sanığın …/…, … Mahallesi, … Sokak, No:… adresindeki iş yerine gittiği, burada konuşurlarken sanığa bir telefon geldiği, sanığın, telefonun karşısındaki şahsa “gelin, buradalar” demesi üzerine, birkaç dakika sonra içeri dört şahsın girerek, içlerinden birisinin, katılana hitaben “biz sanıktan alacaklıyız, … mal verdik dört aydır paramızı alamıyoruz, senin de, sanık … borcun varmış önüne koyduğumuz bu senetleri imzala” dediği, katılanın da, kimseye borcu olmadığını, senetleri imzalamayacağını beyan etmesi üzerine, sanığın ofisinde bulunan dört şahıstan birisinin, katılana 3-4 tokat atarak, senetleri imzalamaması durumunda onu keseceklerini söylemesinden korkan katılanın, önce sanık … ön yüzü imzalatılan 8.500.-TL meblağlı senedin arkasına ciro ettiği, kendisine uzatılan diğer iki senetten bir tanesini imzalamadığı, diğerini ise, 15.000.-TL meblağ yazıp,

imzaladığı, oradaki şahısların senetleri alarak, “bu işlem tamam” diyerek, “borcun ödenmemesi durumunda yasal takip yapacaklarını” beyan ederek, işyerinden ayrılmaları ile neticelenen olayda,

Sanık ile katılanın mevcut beyanlarına göre; “1995 yılında … ortak bir arsa satın aldıkları, tapuda katılan adına olan bu arsanın sonradan katılan tarafından, sanığa haber verilmeden satıldığını, sanığın öğrenmesi üzerine, sanığa 8.000.-TL ödeme yapıldığı” konularında herhangi bir anlaşmazlığın bulunmadığı, ancak katılan; “aradan altı yıl geçtikten sonra sanığa 8.000.-TL ödediğini, başkaca borcunun kalmadığını, verdiği parayı az bulup, sanığın yüklenen suçu işlediğini” iddia etmiş, sanık ise; “katılan ile ortaklaşa aldıkları arsanın, katılan tarafından, 2002 yılında, kendisinin haberi olmaksızın satıldığını 2007 yılında öğrenmesi üzerine, birlikte gittikleri emlakçının, arsanın şu anki değerini 50.000.-TL olarak belirlemesi ile katılanın, kendisine yarı hissesine karşılık 25.000.-TL’yi ödemeyi kabul ettiği ve 8.000.-TL’sini ödedikten sonra, bakiye kalan 17.000.-TL’ye karşılık suça konu 15.000.-TL meblağlı senedi verdiğini” savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından;

– Sanık ve katılanın ortaklaşa aldıklarını beyan ettikleri arsaya ait tapu senedinin, ifadelerinde geçen tarihler de dikkate alınarak eskiye dayalı tüm kayıtlarının ilgili tapu idaresinden getirtilmesi,

– Katılan tarafından arsanın satıldığını 2007 yılında öğrendiğini ve emlakçıya birlikte gidip arsanın değerinin 50.000.-TL olduğunun belirlenmesi ile katılanın, yarı hissesine karşılık 25.000.-TL’yi ödemeyi kabul ettiği ve 8.000.-TL’sini ödediğini beyan eden sanığın savunması açısından, bir bilirkişi tayin edilerek, 2007 yılı itibariyle bahsi geçen arsanın değerinin tespit edilerek, ödenen 8.000.-TL’nin üzerinde sanığın hissesine düşen bir meblağ olması halinde, suç tarihinde ne kadar ödenmesi gerektiği belirlenip,

Olaya ilişkin tüm deliller toplandıktan sonra, katılan ile sanık arasında 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesi anlamında bir hukuki ilişki ve bu ilişkiye dayalı alacak bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre TCK’nın 150. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.