YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16994
KARAR NO : 2015/37801
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık …. hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Gerekçeli kararın, mahkeme mührü ile mühürlenmemesi yerinde tamamlanması olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Sanık …..’in, yakınan ….’a yönelik hukuki bir alacağı tahsil amacıyla, diğer sanıklar …. ve ….’i azmettirmek suretiyle işlediği “tehdit” suçunu, “silahla ve birden fazla kişi ile birlikte” işlediğinin anlaşılması karşısında; olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY’nin 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan şartla tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
2-) 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi gereğince suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken, hesaplanan yargılama giderlerinin sanıklardan nasıl tahsil edileceği konusunda bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ….. ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istemden farklı gerekçe ile BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCY’nin 53. maddesinin uygulanmasına” ve “sanıklardan tahsiline” ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, sırasıyla “sanığın, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” ile “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” kelimelerinin yazılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar …. ve … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
1-) Sanıklar …ve …’ün, yakınan ….’dan hukuken korunan bir alacaklarının bulunmadıkları gözetildiğinde, diğer sanık …’in, yakınandan olan alacağını tahsil etmek amacıyla yakınanın işyerinde silahla tehdit edilerek, zorla senet imzalatılması şeklinde gerçekleşen eylemin sanıklar …. yönünden, 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a,c,d maddesindeki “nitelikli yağma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-) “Tehdit” suçunu, “silahla ve birden fazla kişi ile birlikte” işlediklerinin anlaşılması karşısında; olayda birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY’nin 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soylarındaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanıkların aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan şartla tahliyesine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …. ile sanıklar …. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.