YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18280
KARAR NO : 2015/12377
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/05/2014
NUMARASI : 2012/643-2014/398
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde, tarafların 2010 yılında boşandıklarını, müşterek çocuklar lehine 17.10.2008 tarihinden itibaren 360 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleştiği 21.02.2012 tarihinden itibaren 500 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalı tarafından İcra Müdürlüğünün 2008/947 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen tedbir nafakasının 1800 TL’ sinin elden, yazılı belge karşılığında ödemiş olduğu halde, ödemenin icra doyasına bildirilmediğini ve mevcut nafaka alacağından düşülmeden takibin devam ettiğini, ayrıca icra müdürlüğünün 2012/630 E. sayılı dava dosyasına fazladan 3300 TL fark nafaka alacağı talep edildiğini ileri sürerek, 1800 TL’nin istirdatı ile icra müdürlüğünün 2012/630 E sayılı dosyasında 3300 TL nafaka alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; belgenin tehditle açığa imza atılıp alındığını, üzerini davacının doldurduğunu, ayrıca fazladan ödendiği iddia edilen 6 aylık nafaka bedelinin davacıya verildiği sırada kendisinin de davacıyla birlikte iskan, iaşe ve ibade ettiğinden, bu miktarın kendi giderlerine yetmeyecek kadar düşük olduğunu, menfi tespit istemine ilişkin ise, takip tarihine kadar geçen süredeki nafaka farkının 895. TL olacağını, bu nedenle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre 20.04.2009 tarihli belgenin davacı tarafından boş kağıda alınan imzanın doldurulması suretiyle oluştuğu ve nafaka ödemeleri ile ilgisi bulunmadığı kanaatine varıldığı, menfi tespit isteminin ise yerinde olmadığı gerekçe gösterilerek istirdat talebinin kısmen kabulü ile 49.54 TL’ nin davalıdan tahsiline, menfi tespit isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Dosyada mevcut istirdat talebine konu 20.04.2009 tarihli belge; “nafaka ödemesi başlığı altında ekim 2008 tarihinden mart ayı dahil 2009 tarihine kadar olan süreler için M.. Ö..’dan aylık 300 TL nafaka ücretini elden aldım. C. Ö.” yazısını ve imzasını içermektedir.
Belgeye ilişkin tarafların müşterek çocukları tanık olarak dinlenmiş, babasının, annesine boş kağıda imza attırdığını gördüğünü beyan etmiştir. Zorla ve tehditle imzalattığı yönünde bir beyan bulunmamaktadır.
İstirdat talebine konu davalı tarafından dayanılan belgeye yönelik davalı tarafın cevap dilekçesinde “6 aylık nafaka bedelinin” müvekkiline verildiği yönündeki beyanı, belge içeriği ve imzaya itiraz olmaması karşısında belgede yer alan 1800 TL’lik ödemenin nafaka borcuna karşılık olduğunun kabulü gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Menfi tespit istemine konu takip nedeniyle, dosyada mevcut bilirkişi incelemesinde icra müdürlüğünün 2012/630 E. sayılı dosyası ile 3800 TL iştirak nafakası farkı alacağına ilişkin takip dosyasında; takip tarihi itibari ile 800 TL aylık nafaka farkı alacağı, dava tarihi itibariyle ise; 118.24 TL asıl alacak, 0.30 TL işlemiş faiz borcu hesaplandığı halde, mahkemece somut gerekçe gösterilmeden menfi tespit isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.