Danıştay Kararı 7. Daire 2019/2000 E. 2021/2608 K. 02.06.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2000 E.  ,  2021/2608 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2000
Karar No : 2021/2608

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Madeni Yağ ve Petrokimya Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ilişkin gecikme zammı, aynı yılın Mayıs dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası, Aralık ayının (2.) dönemine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri, 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri, aynı yılın Ocak dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası, Şubat dönemine ilişkin katma değer ve damga vergilerinin tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacı adına hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Madeni Yağ ve Petrokimya Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından ithal edilen özel tüketim vergisine tabi ürünlere ilişkin olarak tecil-terkin uygulaması çerçevesinde düzenlenen beyannamelerde hesaplanan özel tüketim vergisinin bir bölümünün tecil edildiği, şirketin beyanı üzerine doğan 2011 yılına ilişkin özel tüketim vergisi borçlarından kaynaklanan tecil işleminin, şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer verilen tespitler esas alınarak kaldırıldığı, söz konusu raporlara istinaden şirket adına 2011 yılı için tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının … ve … Vergi Mahkemelerince iptal edildiği, 2012 yılına ilişkin olarak ise, şirket tarafından ithal edilen malların 12 ay içerisinde üretimde kullanıldığına dair herhangi bir belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle tecil işleminin kaldırıldığı belirtilmiş ise de, davalı idarece tecilin bu nedenle kaldırıldığına dair herhangi bir belgenin ya da tutanağın ibraz edilmediği, dolayısıyla 2012 yılı için şirketin tecil edilen özel tüketim vergilerinin kaldırılmasını ve şirket adına ödeme emri düzenlenmesini gerektirir herhangi bir incelemenin ve somut bir tespitin bulunmadığı, ödeme emrinde yer alan 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ilişkin gecikme zammı için şirket hakkında düzenlenen 21/07/2014 tarih ve 10 sayılı ödeme emrine ilişkin olarak tutanak oluşturulmadan ilanen tebliğ yoluna gidildiğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu durumda 2011 yılının Aralık ve 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri ile 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ait gecikme zammı açısından asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği; 2011 yılının Mayıs dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası, 2012 yılının Ocak dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası ile aynı yılın Şubat dönemine ait katma değer ve damga vergilerinin tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen şirket tarafından borcun ödenmediği ve itirazda da bulunulmadığı, yapılan araştırmada şirketin herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin sözü edilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin; 2011 yılının Aralık ve 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri ile 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ilişkin gecikme zammına isabet eden kısımlarının iptaline, 2011 yılının Mayıs dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası, 2012 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezası ile aynı yılın Şubat dönemine ilişkin katma değer ve damga vergilerine isabet eden kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, şirket tarafından ithal edilen malların kaçak akaryakıt üretiminde kullanılarak vergi ziyaına sebebiyet verildiği tespit edildiğinden, şirketin tecil terkin uygulamasından yararlandırılmasının mümkün olmadığı, borcun muaccel hale geldiği ve ödeme emri aşamasında takip edildiği, şirket adına re’sen tarh edilen vergiler ve kesilen cezalara karşı açılan davalar kesinleşmediğinden, amme alacağının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu bölge idare mahkemesi kararının, ödeme emrinin 2011 yılının Aralık ayına ait özel tüketim ve damga vergilerine ve aynı yılın Ocak ilâ Mart dönemine ait gecikme zammına ilişkin hüküm fıkrasının onanması; 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin beyan üzerine tahakkuk etmiş ancak tecil edilmemiş özel tüketim vergilerinin ve buna bağlı damga vergilerinin vadesinde ödenmemesi üzerine ödeme emri ile önce asıl borçlu şirketten, tahsil edilememesi üzerine de vade tarihinde şirket ortağı olan davacıdan hissesi oranında tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından ödeme emrinin anılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; söz konusu döneme ilişkin ithal edilen malların imalatta kullanılmasına ilişkin 12 aylık süre dolmadan ve somut bir sebep ortaya konulmadan şirket adına tecil edilen özel tüketim vergileri de dahil edilmek üzere ödeme emri düzenlendiğinden, 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait tecil edilmiş özel tüketim vergilerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamakta olup anılan hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Madeni Yağ ve Petrokimya Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ait gecikme zammı, aynı yılın Mayıs dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası, Aralık ayının (2.) dönemine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri, 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri, aynı yılın Ocak dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezası, Şubat dönemi için tarh edilen katma değer ve damga vergilerinin tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacı adına hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinin; 2011 yılının Aralık ayının (2.) dönemi ve 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergileri ile 2011 yılının Ocak ilâ Mart dönemlerine ilişkin gecikme zammına isabet eden kısımlarını iptal eden; 2011 yılının Mayıs dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası, 2012 yılının Ocak dönemine ait özel usulsüzlük cezası ile aynı yılın Şubat dönemine ilişkin katma değer ve damga vergilerine isabet eden kısımları yönünden davayı reddeden vergi mahkemesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının ödeme emrinin 2011 yılının Aralık dönemine ait özel tüketim ve damga vergilerine ve aynı yılın Ocak ilâ Mart dönemlerine ait gecikme zammına ilişkin kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emrinin 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ilişkin özel tüketim ve damga vergilerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Vergi Mahkemesince, 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait özel tüketim vergilerine ilişkin tecilin kaldırılmasını ve şirket adına ödeme emri düzenlenmesini gerektiren bir vergi incelemesi veya somut tespit bulunmadığından, davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle ödeme emrinin anılan kısımlarının iptaline karar verilmiş ve bu karara yönelik davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; söz konusu dönemlere ait özel tüketim vergilerinin tamamı tecil edilmiş ve daha sonra tecili kaldırılmış vergiler olmayıp, bir kısmının beyan üzerine tahakkuk eden ve tecil edilmediği için vadesinde ödenmesi gereken vergilerden kaynaklandığı, bu dönemlere ait tecil edilen ve tecil edilmeyen özel tüketim vergilerinin, şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirleri ile istenildiği, şirket tarafından ödenmemesi üzerine davacı adına dava konusu ödeme emri ile tahsili yoluna gidilmiş olup, 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemleri için beyan üzerine tahakkuk etmiş ancak tecil edilmemiş özel tüketim vergilerinin ve buna bağlı damga vergilerinin asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi nedeniyle vade tarihinde şirket ortağı olan davacıdan hissesi oranında tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, söz konusu dönem için, henüz 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, ithal edilen malların imalatta kullanılmasına ilişkin 12 aylık süre dolmadan ve somut bir sebep ortaya konulmadan, tecil edilmiş olanlar dahil özel tüketim vergilerinin şirketten 09/05/2012 ve 11/09/2012 tarihli ödeme emirleriyle istenildiği, bu nedenle, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının, ödeme emrinin 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait tecil edilmiş özel tüketim vergileri ve buna bağlı damga vergilerine isabet eden kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ödeme emrinin 2011 yılının Aralık ayına ait özel tüketim ve damga vergilerine ve aynı yılın Ocak ilâ Mart dönemlerine ait gecikme zammına isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, ödeme emrinin 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait tecil edilmiş özel tüketim ve damga vergilerine isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Kararın, ödeme emrinin 2012 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerine ait beyan üzerine tahakkuk eden tecil edilmemiş özel tüketim ve damga vergilerine isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 02/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.