DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/2727 E. , 2021/1128 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2727
Karar No : 2021/1128
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun Dairesinin 11/03/2020 tarih ve E:2016/15234, K:2020/1778 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/10/2016 tarih ve 29871 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik 07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 23. maddesinin 2. fıkrasına eklenen (h) bendinin, 30. maddenin 1. fıkrasındaki “en az 70” ibaresinin, 88. maddesinin 8. fıkrasının ve 91. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 11/03/2020 tarih ve E:2016/15234, K:2020/1778 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasına eklenen (h) bendi yönünden;
05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu bendin madde metninden çıkarılarak yürürlükten kaldırıldığı, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı;
Yönetmeliğin 30. maddenin 1. fıkrasındaki “en az 70” ibaresi yönünden;
14/02/2018 tarih ve 30332 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Anadolu Teknik Programlarına merkezi sınav puanıyla, tercihleri doğrultusunda, doğrudan alana öğrenci yerleştirileceği, merkezi sınav puanıyla öğrenci alan diğer ortaöğretim kurumlarından 9. sınıfı doğrudan geçen öğrencilerin, geçiş yapmak istediği Anadolu teknik programının kontenjanı bulunan alanlarına başvurabileceği, başvuru ve yerleştirme işlemlerinin, Bakanlıkça belirlenen esaslar ve kayıt takvimi çerçevesinde e-Okul sistemi üzerinden merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre yapılacağının düzenlendiği;
Dava konusu maddede yapılan son değişiklik ile merkezi sınav puanıyla öğrenci alan diğer ortaöğretim kurumlarından 9. sınıfı doğrudan geçen öğrencilere yönelik olarak yıl sonu başarı puanı kriterinin kaldırıldığı;
Bu durumda, davalı idarece yapılan değişiklik ile davacının dava açmaktaki hukuki amacının ve menfaatinin gerçekleştiği, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı;
Yönetmeliğin 88. maddenin 8. fıkrası yönünden;
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 14. maddesi ile 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 3. maddesi ile Yönetmeliğin “Koordinatör öğretmenlerin görev ve sorumlulukları” başlıklı 89 ve 126. maddelerine yer verilerek;
Yönetmelikte teorik ve uygulamalı eğitimlerinin tamamını okulda yapan öğrencilerin, öğretim programlarıyla kazandırılması öngörülen mesleki bilgi, beceri, tutum ve davranışlarını geliştirmelerini, sektörü tanımalarını, iş hayatına uyumlarını, gerçek üretim ve hizmet ortamında yetişmelerini sağlamak amacıyla staj çalışması yapacağının kurala bağlandığı, işletmelerdeki mesleki eğitimle staj ve yaz uygulamalarının planlı olarak yürütülmesi, programa uygunluğunun izlenmesi, ortaya çıkabilecek sorunların belirlenmesi, öğrencilerin başarı, devamsızlık ve disiplin durumlarının izlenmesi ve rehberlikte bulunulması amacıyla öğretmene koordinatörlük görevi verilmesinin amaçladığı, bu yönüyle dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu;
Öte yandan; Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar’ın “İşletmelerde meslek eğitimi” başlıklı 15. maddesi uyarınca işletmelerde meslek eğitimi yapılan okul ve kurumlarda görevli yönetici ve öğretmenlerin, öğrenci, çırak ve aday çırakların işyerindeki uygulamalı eğitimini izlemek, programa uygunluğunu ve sistemin iş yerindeki işlerliğini sağlamak, meslekî rehberlikte bulunmak üzere yaptıkları bu görevlerin ders görevi sayılacağı, bu ders görevlerinin haftada kaç saat sayılacağı ve karşılığı ücretlerin de ödeneceğinin düzenlendiği, bir başka anlatımla; istek ve tercihi gözetilmeksizin yapılan görevlendirmenin karşılığı ücretin de davalı idarece ödendiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı ve düzenlemede eksiklik bulunmadığı;
Yönetmeliğin 91. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi yönünden;
Dava konusu düzenleme ile özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenleri ile çocuk gelişimi alanına ait uygulama ana sınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri nöbet görevinden muaf tutulurken, 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu düzenlemede değişiklik yapıldığı ve yapılan değişiklik ile, Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine atıf yapılmak suretiyle söz konusu muafiyet uygulamasına son verilerek özel eğitim sınıflarında görev yapan özel eğitim öğretmenlerine nöbet görevi verildiği;
Bu durumda, davalı idarece yapılan değişiklik ile dava konusu düzenlemenin uygulamasına son verilerek yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden de davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle;
Dava konusu Yönetmeliğin;
-88. maddesinin 8. fıkrası yönünden davanın reddine,
-Diğer kısımları yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçesindeki iddialar tekrar edilerek, dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı, yaz ve yarıyılın tatil dönemleri olduğu, bu dönemlerde öğretmenlere koordinatörlük görevinin resen verilmesinin angarya yasağına aykırı olduğu ve öğretmenin dinlenme hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile dava konusu Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmın bozulması, diğer maddeler yönünden ise istemin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun’un 28. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın dava konusu Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı incelendiğinde;
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden, idarelerin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını “aynen” ve “gecikmeksizin” uygulamaya zorunlu oldukları anlaşılmaktadır.
Öte yandan, yürütmenin durdurulması kararlarının işlemin yürürlüğünü askıya alan, geçici nitelikte kararlar olması sebebiyle, yürütmenin durdurulmasına karar verilen dava konusu işlemlerin halen mevcut olduklarının ve davanın esası hakkında karar verilmesiyle kendiliğinden son bulacaklarının kabulü gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Danıştay İkinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/04/2017 tarih ve E:2016/15234 sayılı kararıyla dava konusu maddelerin yürütmesinin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, davacı tarafından bu karara yapılan itirazın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/10/2017 tarih ve YD İtiraz No:2017/654 sayılı kararı ile Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasının (h) bendi yönünden kabulüne karar verildiği ve düzenlemenin hukuka aykırı bulunduğu, davalı idarece söz konusu yargı kararının uygulanması amacıyla 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, yürütme aşamasında verilen ve işlemin yürürlüğünü askıya alan yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla, anayasal ve yasal zorunluluk nedeniyle dava konusu Yönetmelik’te değişiklik yapıldığı ve anılan maddenin yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından, açıkça hukuka aykırılığı tespit edilen 23. maddenin 2. fıkrasının (h) bendi yönünden esas aşamasında da, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekmekte olup, bu kısım hakkında Müşterek Kurulca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Müşterek Kurul kararının davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin diğer kısımlarına gelindiğinde ise;
Temyiz edilen kararla ilgili dosyadaki belgelerin incelenmesinden; Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunca verilen kararın davanın reddine ve Yönetmeliğin 30. maddenin 1. fıkrasındaki “en az 70” ibaresi ile 91. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin bu kısımlar yönünden reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 11/03/2020 tarih ve E:2016/15234, K:2020/1778 sayılı kararının davanın reddine ve Yönetmeliğin 30. maddenin 1. fıkrasındaki “en az 70” ibaresi ile 91. maddesinin 2. fıkrasının (ğ) bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
3. Anılan kararın Yönetmeliğin 23. maddenin 2. fıkrasının (h) bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Sekizinci Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.