Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/841 E. , 2021/2901 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/841
Karar No : 2021/2901
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Makine Emlak Elektronik Gıda Tekstil Ticaret Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2010/10-12 dönemleri için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1 maddesi uyarınca 2010 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Kızılbey Vergi Dairesi mükellefleri … Turz. Sağlık Eğt. İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti ve … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları ile yapılan tespitlerden, bu şirketlerin davacı şirkete düzenledikleri faturaların sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin bedellerini gider yazdığı faturaların gerçek mal ve hizmet alımına ilişkin bulunmadığı sonucuna, yalnızca bu faturaları düzenleyenler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları incelenerek ulaşıldığı, davacının faaliyet konusu olan inşaat yapımı, tadilat tamirat işleri, inşaat malzemesi alımı ve satımı işinin özelliklerinin dikkate alınmadığı, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı tarhiyatta isabet bulunmadığı belirtilerek, kararın aleyhe olan hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının, temyiz konusu kararın Kızılbey Vergi Dairesi mükellefi … Turz. Sağlık Eğt. İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatına ilişkin kısmı yönünden ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının, temyiz konusu kararın Kızılbey Vergi Dairesi mükellefi …’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Kızılbey Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin inşaat malzemeleri ticareti işi ile faaliyet göstermek üzere 18/12/2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin tüm vergi beyannamelerini verdiği, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin tasdikli olduğu, fatura ve belgelerini anlaşmalı matbaada bastırdığı, muhtasar beyannamelerinde işçi bildiriminin bulunmadığı, 18/12/2008 tarihli işe başlama yoklamasında, işyerinin 70 m² olduğu, işçi çalıştırmadığı, işyerinde 2 adet masa, 4 adet koltuk, bilgisayar ve muhtelif inşaat malzemesi bulunduğunun saptandığı, 02/04/2012 tarihli yoklama fişiyle, muhtelif toptan ve perakende inşaat malzemeleri alım-satımı yaptığı ve işçi çalıştırmadığının tespit edildiği, mükellefe 05/11/2010 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısı üzerine anılan şahıs tarafından 2009 yılına ilişkin 7 adet klasör belge, yevmiye, envanter defteri ve 2010 yılına ait 9 adet klasörün incelemeye ibraz edildiği, 2010 yılı defterleri ile 2010/11 ve 12.aylarına ilişkin belgelerin sunulmadığı, konu ile ilgili olarak tekrar düzenlenen defter ve belge isteme yazısının mükellefin işyerinde kardeşi Veysel Türkel’e tebliğine rağmen sözü edilen evrakın incelemeye ibraz edilmediği, Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğünce 07/12/2012 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin adreste faal olduğu, inşaat malzemeleri, seramik, fayans, banyo dolabı, lavabo, klozet, batarya gibi malzemelerin toptan ve perakende alım satımı yaptığı, ÖKC cihazı kullandığı, işyerinde örnek ürünlerin mevcut olduğu, alınan siparişlerin toptancı veya üretici firmalardan alınarak müşteriye teslim edildiği ve işçi çalıştırılmadığı hususlarının tespit edildiği, GİBYBS kayıtlarında mükellefin başka ortaklık bilgisinin bulunmadığı, vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken 70.742,57-TL vergi borcunun bulunduğu, mükellefin iş yeri adresine gönderilen tebligatların tebliğ edildiği, ökc ile yapılan satışlarının olduğu, ayrıca hakkında olumsuzluk bulunmayan mükelleflerden de olsa bir kısım alışlarının olduğu hususlarının mükellefin bir kısım ticari faaliyetinin olduğu kanaatinin oluşturduğu tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, ilgili mükellefin şirketin alışlarının bir kısmının sahte olduğu, tahakkuk eden vergi borçlarını ödemediği gibi bazı olumsuz tespitler yapılmış ise de, ihtilaf konusu faturaların düzenlendiği dönem olan 2010 yılında yapılmış herhangi bir yoklama ve tespitin bulunmaması, ihtilaflı dönemden sonra 2012 yılında yapılan yoklamalarda faaliyete devam ettiğinin görülmesi, inceleme elemanınca da bir kısım faaliyetinin gerçek olduğunun kabul edilmesi karşısında davacının alımlarının gerçek bir mal veya hizmet alımına dayanmadığının somut bir şekilde ortaya konulamaması nedeniyle bu mükelleften alınan faturalarda yazılı katma değer vergilerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla kararın adı geçen mükelleften alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … Turz. Sağlık Eğt. İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.