Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/8344 E. 2015/9128 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8344
KARAR NO : 2015/9128
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

MAHKEMESİ : CİDE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2005/215-2013/168

Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne, faiz isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı Ali vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. . raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tenkis istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazi isteğinin ayrı bir dava konusu olduğundan faiz isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; kadastro tespitinden önce davaya konu 144 ada11 ve 146 ada 5 parsel sayılı taşınmazların zilyetliklerinin mirasbırakan Şaban tarafından davalı oğlu Ali’ye satış suretiyle devredildiği, davalı Ali tarafından da tescil isteği ile açılan Cide AHM 1995/78E. 1995/218K. ve Cide AHM 1995/79e., 1995/219K. sayılı davalar sonucunda çekişmeli taşınmazların davalı Ali adına tescil edildiği, bilahare 29.12.2007 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında daha önce açılan tescil davaları nazara alınarak taşınmazların davalı Ali adına tespit ve tescil gördüğü, mirasbırakan Şaban’nın 23.11.2000 yılında ölümüyle geriye mirasçı olarak davanın taraflarının kaldığı, eldeki davanın ise 15.12.2005 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, mirasbırakan babası Şaban tarafından davalı Ali’ye yapılan temliklerin saklı paylarını zedelemek amacıyla yapıldığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, mirasbırakan Şaban tarafından davaya konu taşınmazların zilyetliklerinin devri suretiyle davacının saklı payının ihlal edildiği gözetilerek, davanın kabulüne, faiz isteği yönünden ise dava dilekçesinde faiz isteğinde bulunulmadığı ve yargılama sırasında faize yönelik ıslah talebinde de bulunulmadığı gözetilerek faiz isteğine hükmedilmemiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Tarafların bu yönlere değinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, tenkise konu taşınmazların değerinin tespitine ilişkin mülk ve ziraat bilirkişileri ortak raporlarında 2011 yılına göre 2012 yılında saman fiyatlarında meydana gelen aşırı yükseliş ve yıllık eflasyon ile birim bazında artan değerlerin taşınmazların toplam değerinde de artışa neden olduğundan bahsederek taşınmazların değerinin fahiş ve denetime elverişli olmayacak şekilde hesaplandığı görülmektedir.
Bu durumda mülk ve ziraat bilirkişilerin raporunun, somut bilgi ve belgeye dayandığı, tarafların ve hakimin denetimine açık olduğu ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK’nin 266 vd. maddelerine uygun olduğunu söylebilme olanağı yoktur.

./..

Öte yandan mirasbırakan Şaban’nın davalı oğlu A.. Y.. lehine kazandırmada bulunduğu halde hüküm altına alınan tenkis bedeli ve yargılama giderlerinden diğer davalıların da sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi davalı Ali’nin, saklı paylı mirasçı olması nedeniyle sabit tenkis oranı belirlenirken saklı payının düşülmesi gerektiği hususu gözardı edilerek tenkis hesabı yapılması da doğru değildir.
Tarafların değinilen yönler itibariyle temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.