Danıştay Kararı 8. Daire 2021/2938 E. 2021/2826 K. 02.06.2021 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/2938 E.  ,  2021/2826 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2938
Karar No : 2021/2826

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ

Davacılar … ve … vekili Av. … tarafından, murisleri …’un 1955 yılından itibaren ülke genelinde yaptığı maden araştırmaları neticesinde Şırnak, Hakkari, Bitlis, Van, Sakarya ve Kocaeli illerinde bulunan çeşitli noktalarda birden çok maden yatağı tespit ettiğinden bahisle ”buluculuk hakkı, buluculuk belgesi” ve bu haktan kaynaklı olarak geriye doğru tüm hakedişIerin yasal faiziyle birlikte hesaplanarak taraflarına ödenmesi ile uğranıldığı ileri sürülen manevi zararların giderilmesi istemiyle … Bakanlığı’na karşı açılan dava sonucunda; özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanunun 34/1. maddesi uyarınca, maden mevzuatının uygulanmasından ve taşınmaz mallara bağlı haklardan doğan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın bulunduğu Şırnak ilinin yargı yetkisi bakımından bağlı olduğu Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin Ankara 3. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı yetki ret kararı ile; usuli prosedürler işletilmeksizin dava dosyasının doğrudan Mardin İdare Mahkemesine gönderilmesi nedeniyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünde dava dilekçesinin ilk verildiği Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğuna ilişkin Mardin 2. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığında, 2577 sayılı Yasanın 43. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 34. maddesinin 1. fıkrasında “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir ” hükmü yer almaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun taşınmaz mülkiyetinin kapsamı başlıklı 718. maddesinde, arazi üzerindeki mülkiyetin, altındaki arz katmanı ve kaynakları da kapsadığı belirtilmiş olup, madenlerin önemine binaen Maden Kanunu’nun 4. maddesinde, madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulunduğu arazi mülkiyetine tabi olmadığı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin davalarda uyuşmazlığın çözümününde taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinin yetkili olduğunun kabulü gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinde; ilk incelemenin sırasıyla ,Görev ve yetki ,İdari merci tecavüzü, Ehliyet, İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacılar tarafından, murisleri …’un Şırnak, Hakkari, Bitlis, Van, Sakarya ve Kocaeli illerinde bulunan çeşitli noktalarda birden çok maden yatağı tespit ettiği, bu durumun hem bakanlığa hem de M.T.A.’ya bildirdiği, devamında maden ocakları ile ilgili hem arama ruhsatı aldığı ve kendi adına ruhsatlandırılarak çalıştırılmaya başladığından bahisle ”buluculuk hakkı, buluculuk belgesi” ve bu haktan kaynaklı olarak geriye doğru tüm hakedişIerin yasal faiziyle birlikte hesaplanarak taraflarına ödenmesi ile uğranıldığı ileri sürülen manevi zararların giderilmesi istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlardan hiçbirinin Ankara İdare Mahkemelerinin yetkisinde bulunan illerde bulunmadığı ve ilk inceleme kapsamında da öncelikle yetki yönünden inceleme yapılacağının hüküm altına alınmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yetkisinde bulunmayan bir dosyada İdare Mahkemesince 3. ve 5. maddelere uygunluk yönünden değerlendirme yapamayacağının kabulü gerekmektedir.
Diğer taraftan; her ne kadar Ankara İdare Mahkemesince tüm taşınmazların Şırnak ilinde bulunduğu gerekçesiyle dava dosyası Mardin İdare Mahkemesi’ne gönderilmişse de Şırnak ilinde bulunan taşınmaz ile ilgili davaların Mardin İdare Mahkemesinin yetkisinde olduğu göz önüne alındığında, taşınmazlardan bir kısmının kendi yetkisinde bulunan Mardin İdare Mahkemesi’nin dava dilekçesini 3. ve 5. maddelere uygunluk yönünden değerlendirerek kendi yetkisinde bulunmayan taşınmazlar ile ilgili talepler yönünden yetki yönünden yeniden değerlendirme yapabileceği tartışmasızdır. Dolayısıyla bu husular göz önüne alınmadan, salt dilekçenin verildiği ilk Mahkeme’nin Ankara İdare Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verilen yetki ret kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında; uyuşmazlığın görüm ve çözüm yetkisinin, Mardin İdare Mahkemelerinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Mardin İdare Mahkemesinin yetkili olduğunun belirlenmesine, dava dosyasının Mardin 2. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın birer örneğinin Ankara 3. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.