Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/14867 E. 2015/7849 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14867
KARAR NO : 2015/7849
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : BESNİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2014
NUMARASI : 2013/283-2014/130

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketi ile davalı arasında tarımsal sulama abonelik sözleşmesi gereği, davalının, kullanmış olduğu elektrik bedeli nedeniyle ödenmeyen 32.400 TL’nin tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın, borcun yargılama sırasında ödenmesi nedeniyle, konusuz kaldığından, hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece; 10.06.2014 tarihinde verilen ek kararla, “davalı vekili Av.C.. G..’ün yapılan yargılama sırasında 06.06.2013 tarihli duruşmaya davalı vekili olarak katıldığı, beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği; ancak, diğer celselere katılmadığı ve vekaletnamesini de dosyaya sunmadığı, gerekçeli kararın başlık kısmında vekaletname sunmadığı için davalı vekili olarak gösterilmediği, bu hususun da gerekçeli kararda açıkça belirtildiği ve gerekçeli kararın da davalı asile tebliğ edildiği halde yine Av. Av.C.. G.. tarafından davalı vekili sıfatı ile 02.06.2014 tarihinde mahkememize temyiz dilekçesi sunulduğu; ancak, dilekçe ekinde veya temyiz süresi içerisinde ayrıca vekaletnamesini dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır” denilerek temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, 01.07.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinde; davalıyı temsilen duruşmalara katıldığını, davalı vekili olduğunun mahkeme huzurunda ifade edildiğini, fiziki olarak vekaletname bulunmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek; mahkemece verilen ek kararı temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın;
“Vekaletnamenin İbrazı” başlıklı 76.maddesinde:
“(1) Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya avukat tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarının avukatlarına, yetkili amirleri tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip verilmiş olan temsil belgeleri de geçerli olup, ayrıca noterce onaylanmasına gerek yoktur.”
./..
“Vekâletnamesiz Dava Açılması Ve İşlem Yapılması” başlıklı 77.maddesinde:
“(1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.
(2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir.
(3) Bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle, yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz.
(4) Avukatın istifa etmesi, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak, dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa, hâkim bir defaya mahsus olmak üzere, kısa bir süre verebilir. Verilen süre sonunda, dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur.” hükümleri yer almaktadır.
Görüldüğü üzere; bir avukatın vekaletnamesiz işlem yapması olanaklı değildir.
Ne var ki, somut olayda: Av. C. G..’ün dosya içinde bulunan genel vekaletname ile (Besni noterliğinin 14.10.2002 tarih 04193 yevmiye nolu genel vekaletnamesiyle) davalı F.. T.. vekili olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, Avukat C.. G..’ün davalı F.. T.. vekili olduğuna dair vekaletname sunmadığı gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddine ilişkin, 10.06.2014 tarihli ek kararı, açıklanan nedenle, doğru olmadığından; kaldırılmasına karar verilmiştir. Yapılan temyiz incelemesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.441.60 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 05.05.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.