Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/16266 E. 2015/12344 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16266
KARAR NO : 2015/12344
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : BİRECİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2013/616-2014/332

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; 12/09/2013 tarihli 65.667,20 TL’lik kaçak elektrik kullanım borcun faiz ve ferileri ile birlikte müvekkil yönünden iptali ve borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında ödenecek olan paraların iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir .
Yerel mahkemece; yapılan yargılama neticesinde , davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ; sözkonusu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava kaçak elektrik tahakkukuna vaki menfi tespit istemine ilişkindir .
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak, 1.3.2003 tarihinde yürürlüğe giren, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde; gerçek veya tüzel kişiler tarafından, sayaca müdahale edilerek mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama neticesinde; kaçak tahakkuk miktarının tespiti amacıyla dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda; 07/09/2013 tarih ve 92158 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden davacıya ait iş yerinde kullanılan 10084 numaralı aboneliğe ait 12/09/2013 tarih ve 12965 sayılı kaçak elektrik tahakkuk bedeli tutanağı ile tahakkuk ettirilen bedelin ferileriyle birlikte iptali ile; kaçak elektrik tahakkuk bedelinin 5.747,67 TL olduğunun tespitine hükmolunmuş; sözkonusu hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
HUMK.nun 275. ve devamı maddelerinde; “bilirkişilik” müessesesi düzenlenmiş olup, anılan maddede mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286.maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre verilen raporlar çelişkili ise mahkeme HUMK.nun 283.maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama ya da ek rapor isteyebileceği gibi 284.maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alabilir.
Aynı ilkeler 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde; “bilirkişi incelemesi” ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaçak tahakkuk tutanağındaki kurulu güç yerine (100 KWH) kaçak tüketimden aylar sonra yapılan keşif esnasında tespit olunan kurulu güç üzerinden hesaplama yapılmıştır .
Hal böyle olunca, mahkemece; dosyanın önceki bilirkişi heyeti dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdiiyle; davalının davacıdan talep edebileği kaçak elektrik bedelinin ilgi yönetmelik ve 622 sayılı kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak; sonucu dairesinde hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.