Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/8243 E. 2015/7770 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8243
KARAR NO : 2015/7770
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

MAHKEMESİ : ÇUMRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2013/68-2013/490

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ‘ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 579 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tahminen 125 m2 lik kısmına komşu 7 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olan davalının ahır yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, 7 parsel sayılı taşınmazda başkaca paydaşların da bulunduğunu, müdahalesinin de olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davacıya ait taşınmaza davalının müdahalesinin keşfen saptandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile bilirkişi krokisinde A harfi ile gösterilen 27,29 m2 lik muhtesata yönelik olarak elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan deliller ile çekişme konusu 579 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davacıya,7 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya ait olduğu, keşif sonucu fenni bilirkişi tarafından düzenlenen krokide davalı tarafından yapılan ahırın davacıya ait 9 parsel sayılı taşınmaza A harfi ile gösterilen 27,29 m2 lik kısmının tecavüzlü olduğu saptanarak davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, davacı dava dilekçesinde elatılan bölümün tahmini olduğunu belirterek dava açmış ve mahkemece yapılan keşifte elatılan yerin dava dilekçesinde gösterilen miktardan daha az olduğu saptanmıştır.
Dava dilekçesinde tahmini bir yüzölçümü gösterilmesi dava değerinin mutlaka gösterilen yüzölçümü olduğunun kabulünü gerektirmez.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne yönünde hüküm kurulması gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı lehine avukatlık ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderleri davalıya yükletilmesi gerekirken taraflara yükletilmesine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.