YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13287
KARAR NO : 2015/39917
KARAR TARİHİ : 27.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık… hakkında yağma suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi kapsamında verilen kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve aynı Yasanın 264/1. maddesi uyarınca sanık yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE,
II-Sanık … hakkında yağma suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
“Değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla
uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık … savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında yağma suçu nedeniyle verilen beraat kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın olay günü, gündüz vakti 8-9 yaşlarındaki tanık …’un elinden tutar vaziyette hakkında beraat kararı verilen…ın, sokakta yürüdüğü esnada mağdurun yanına yaklaştığı, …’ün mağdurdan bir dal sigara istediği, mağdurun cebinde bulunan sigaradan bir adet çıkartarak …’a verdiği, bunun üzerine …’ın müştekiye “5.- TL verirsen çocuk gidecek, bana da 20.- TL verirsen seninle istediğin yere gelirim.” şeklinde teklifte bulunduğu, bu sırada sanığın kullandığı otomobille, suç arkadaşı … ve yanlarında, haklarında bu olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanması geri bırakılması kararı verilen … ve … olduğu halde olay yerine geldikleri, sanığın otomobilde kaldığı, sanıklar … ve …’in polis gibi davranıp küçük yaşta kız ile yolda pazarlık ettiği iddiasıyla mağdurun üzerini arayıp cüzdanını ve çakmağını aldıkları, sanıklar … ile …’in sürekli polis memuru gibi davranıp telefon ile konuştukları,sanık …’un ise yolu gözetlediği, sanıkların, mağdura, … ile ilgili sorular sordukları, aldıkları cevaplar üzerine sinirlenerek mağdurun kafasını yakında bulunan tır dorsesine vurdukları, daha sonra mağduru tır dorsesine yaslayıp üstünü aradıkları, sanıkların cüzdandan 35.- TL ve ayrıca Türk bayrağı motifli çakmağı aldıkları, cep telefonu ve kredi kartlarını bıraktıkları, sonrasında mağdurun alınan para ve eşyalarını talep etmesi üzerine sanık …’in “Yürü git ulan seni şubeye götürmüyoruz, merkeze almıyoruz, sen halen paranın derdindesin, bas git, daha …’na gideceğiz, oraları temizleyeceğiz!” dediği, bu sırada bir müddet başka bir yere giden sanığın otomobiliyle olay yerine tekrar gelerek sanıklar … ile …ve …..’a “Hadi anons geldi, olay varmış.” deyip onları da araca alarak uzaklaştığının anlaşılması karşısında; sübut bulan suçtan sanık …..’ın hükümlülüğü yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.