Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/1185 E. 2015/10651 K. 03.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1185
KARAR NO : 2015/10651
KARAR TARİHİ : 03.12.2015

MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2014
NUMARASI : 2014/512-2014/1062

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan 1.5 aylık kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ile 01.06.2013 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, davalının 15.04.2014 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini, taşınmazı yeniden 01.06.2014 tarihinde kiraya verebildiğini belirterek 1.5 aylık kira kaybı olarak 22.500 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı tahliyeye kadar tüm kiraları ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece erken tahliye nedeniyle davacının 1.5 aylık kira bedeli talebinin makul olduğu, bilirkişi incelemesi yapılmasının usül ekonomisine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kiracının, kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda Türk Borçlar Kanunu’nun 325.maddesi uyarınca kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Ancak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 114. maddesinde (Mülga 818 Sayılı BK.nun 98. maddesi) göndermesi ile aynı Kanun’un 52. maddesi (Mülga BK.nun 44. maddesi) uyarınca kiraya verenin de zararın artmasına neden olmaması gerekir. Bu durumda davacının zararı tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 8. maddesinde kiracı kiralananı boşaltmak isterse en az bir ay evvelinden kiraya verene yazılı olarak bildireceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların sözleşme ile feshi ihbar süresini bir ay olarak belirlemiş olduğu dikkate alınarak bir aylık kira alacağına hükmedilmesi gerekirken bu süre aşılarak 1.5 aylık makul süre kira alacağına hükmedilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.