YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21927
KARAR NO : 2016/273
KARAR TARİHİ : 13.01.2016
Tebliğname No : 15 – 2012/39709
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2011
NUMARASI : 2010/81, 2011/1236
SANIK : İ.. Ö..
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın seyyar olarak torba ile un sattığı, sanığın ise katılandan aldığı unların bedelini ödeyememesi nedeniyle borçlarına mahsuben katılanın yanında çalıştığı, sanığın işe başladıktan sonra katılana borcu olan müşterilerden yaklaşık 500 TL topladığı ve katılana iade etmediği, katılanın sanığa para toplama yetkisi vermediğinin anlaşılması karşısında sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ile katılan arasında bir hizmet ilişkisinin bulunduğu, bu kapsamda eylemin TCK 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “30 gün”, ”25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ve ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.