YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11378
KARAR NO : 2015/15942
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2015/210870
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 26/12/2014
Numarası : 2014/163-2014/367
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Denizciler Dayanışma Derneğine ait kısa adı DAKSAR olan denizde arama ve kurtarma faaliyeti yapan organizasyona üye olup kaptanlık yetkisi bulunan sanığın, dernek yönetim kurulu üyesi M. K.., olay günü saat 19.30 sıralarında, dernek üyesi olup burada bot kaptanlığı eğitimi almakta olan katılan E.. Y..’e olay günü tekne kullanma kabiliyetini arttırması amacıyla ona marina içinde yanaşma ve ayrılma çalışması yaptırılması talimatı verdiği, akşamın ilerleyen saatlerinde yağışlı hava sebebiyle denizde fırtına çıktığı, sanığın olay gecesi saat 01.00 sıralarında, dernek kurallarına aykırı olarak dernek üyesi olmayan ve denizcilik bilgisi de bulunmayan E.. Ö..’de olduğu halde, vardiya personelleri T.. E.. ve B.. A..’ı da alarak kurtarma botu ile çalışmaya çıktıkları, sanığın idaresindeki bot ile çalışma görevinin marina içi ile sınırlı olmasına rağmen marina dışına çıktığı, yüksekliği 1,5-2 metre olan dalgaların üzerinden, hava koşullarına göre yüksek hızda seyretmesi sebebiyle botun suya çarpması sebebiyle katılanın dengesini kaybederek femur kırığı olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, dosya içindeki bilirkişi raporlarında sanığın kaptanlık yetkisini yerinde kullanmayarak fırtınalı havada denizcilikle hiç bilgisi bulunmayan Elif ve henüz bot kaptanı olmaya aday olan katılanın hayatlarını tehlikeye atması sebebiyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın kaptan sıfatıyla teknenin idari amiri olup, fırtınalı havada eğitime çıkmayı doğru bulmadığı öngörüsünde bulunduğu taktirde, kendisinin, bot üzerindekilerin ve teknenin selameti açısından kendi otoritesini kullanarak o eğitime çıkmama hakkının bulunması ve yönetim kurulu üyesinin talimatının sadece marinada yanaşma/kalkma manevrası yapılması ile sınırlı olması sebebiyle yönetim kurulu üyesi M.. K.. tanık olarak dinlenmesinin sonuca etkili olmayacağı, derneğin nöbetçisiz bırakılmasının dava konusu olayla doğrudan illiyetinin bulunmaması ve benzeri çalışmaların derneğin asıl faaliyet alanı olduğuna dair tüm dosya kapsamından bir tereddüt bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 20.10.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Olay günü dernek yönetim kurulu üyesi M.. K.. saat 19.00 sıralarında sanığa sözlü talimat vererek mağdur E.. Y..’in kaptanlığını geliştirme konularında çalıştırmasını istemiştir.
Sanık olay günü saat 01.00 sıralarında koordinatör M.. Ö.. haber vererek diğer kişileri de yanına alıp fırtınalı havada denize açılması sonucu, mağdur katılanın vasıflı yaralanması şeklinde oluşan olay nedeniyle;
Sanık her ne kadar kusurlu görülmüş ise de; öncelikle M.. K.. tanık olarak dinlenerek çıkış saati konusunda ve fırtınalı havada çalışması için talimatı olup olmadığı, ayrıca olay saatinde ve mevcut havada çalışmanın mutat olup olmadığının,
Yine M.. Ö.. da tanık olarak dinlenerek, çıkış ile ilgili sanığın kendisine bilgi verip vermediği, derneği nöbetçisiz bırakıp bırakmadığı, dernekte benzeri çalışmalar yapılıp yapılmadığı konularının belirlenmesi sonucu, sanığın kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün BOZULMASI gerekirken onanmasına dair çoğunluk görüşüne muhalifim.