YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15150
KARAR NO : 2015/10210
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2013/366-2014/260
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait akaryakıt istasyonunda hem şebeke suyu hem de atık su aboneliğinin bulunduğunu, uygun şekilde su kullanılmasına rağmen davalı idarenin kaçak su görevlileri tarafından 15.06.2013 tarihinde, akaryakıt istasyonunda yangın musluğundan kaçak su kullanıldığından bahisle kaçak su tutanağı düzenlendiğini ve kaçak su bedelinin 382.261,39 TL olduğu ihtarında bulunulduğunu, yapılan itiraz sonrasında bedelin düzeltildiğini ve 20.625,90 TL olarak ihtarda bulunulduğunu, söz konusu kaçak su bedelinin haksız ve fahiş olduğunu, müvekkili şirketin akaryakıt istasyonunda kanun ve yönetmeliklere uygun şekilde yangın tesisatı bulunduğunu, yangın tesisatından su kullanımı halinde dahi hali hazırda bulunan su sayacının dönerek çalıştığını, kullanılan su miktarının sayaca yansıdığını ve tüketim bedelinin abonelik kapsamında ödendiğini, müvekkilinin kaçak su kullanımının bulunmadığını, kaçak su kullanıldığının bir an için düşünülse dahi iddia edildiği gibi yangın hortumuyla tutanakta belirtildiği kadar su tüketimi yapılmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından tanzim edilen davaya konu kaçak su tutanağının haksız ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek 20.625,90 TL kaçak su kullanım bedelinin haksız ve fahiş olduğunun ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK’nun 204/2.maddesinde , yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılacağı açıklanmıştır.
Somut olayda, davalı elemanlarınca yapılan kontrol sırasında, davacının aboneliği olduğu halde yangın musluğundan kaçak su kullandığı tespit edilerek 15/06/2013 tarihli kaçak su kullanma tutanağı düzenlenerek, 20.625,90 TL tahakkuk yapılmıştır. Mahkemece yapılan keşif ve bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı şirketin sahada bulunan yangın dolaplarında A.. M..ne ait şebekeden su kullanmaması, sahasında bulunan iki adet kuyudan elde ettiği suyu yangın dolaplarında kullanması ve kuyuların aboneliğinin olmasıyla davacının herhangi bir şekilde kaçak su kullanmaması nedeniyle davalı idareye 20.625,90 TL borçlu olmadığı belirtilmiş, mahkemece bu rapor benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dosya içerisinde bulunan kaçak su tutanakları ile davacının işyerinde kaçak su kullandığı tespit edilmiştir. Kaçak su tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.Yargılama sırasında tutanak mümzileri tanık sıfatı ile dinlenmemiş, davacının tutanak tarihindeki kaçak tüketiminin ne şekilde saptandığı hususu araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece, davaya konu kaçak su tutanak düzenleyicilerinin tanık sıfatıyla dinlenmeli ve davacının kaçak su kullanımı tereddüte ve çelişkiye mahal vermeyecek surette kesin bir şekilde saptanmalı ve akabinde dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği kaçak su bedelinin, kaçak su tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Tarifeler Yönetmeliği ve sözleşme hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması, davalının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.