YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17800
KARAR NO : 2015/10190
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2013/122-2014/267
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; gerekli harçların yatırılmasına müteakip davalı idareden abone olunmak istendiğinde, kaçak su kullanıldığı belirtilerek, kaçak su bedelinin cezalı olarak ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu inşaatta hazır beton kullanıldığını, kaçak su kullanımının söz konusu olmadığını belirterek ihtirazi kayıtla ödeme yapılan 3.060TL’nin ödeme tarihi olan 26.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kaçak su kullanımının 14.09.2011, 10.11.2011 ve 28.11.2011 tarihli kontrollerde kaçak su tespit tutanakları ile sabit olduğunu, kaçak su kullanım miktarının inşaat alanı ve hazır beton faturaları dikkate alınmak suretiyle hesaplandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kaçak su bedelinin 612TL olduğu, 2.448TL fazla yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, taraflar birlikte ifa günü belirlememiş iseler de, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.(BK. 101/1.maddesi). Davaya konu alacak talebinde de temerrüd faizi yürütülebilmesi için borçlunun ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerektiğinden iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir.
Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.maddesinde de borçlunun temerrüdünün koşulları düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı tarafından davalıya fazladan yapılan ödeme geri istenilmiş, davacı davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğünü ispat edememiştir. Mahkemece alacak miktarına ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi bu nedenle isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. 438/VII C.2, 6100 sayılı Yasanın 370/2, ek 3/1.maddesi anlamında “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün 1.fıkrasında yer alan; “…davacının davalıdan 2.448,00 TL alacaklı bulunduğuna ve bu alacağın ödendiği 26.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle…” ifadesinin tamamen çıkarılarak yerine; “…davacının davalıdan 2.448,00 TL alacaklı bulunduğuna ve bu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle…” ifadesinin yazılarak düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.