Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/300 E. 2015/15956 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/300
KARAR NO : 2015/15956
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/411543
Mahkemesi : Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 08/10/2013
Numarası : 2012/662 – 2013/507
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde sanığın idaresindeki ışık donanımı çalışmayan traktör ile gece saatlerinde bölünmüş tek yönlü, aydınlatma bulunmayan, meskun mahal dışındaki şehirlerarası yol üzerinde bulunan benzin istasyonundan çıkıp orta refüju geçip, karşı yola girmek isterken, karşı yöne ait yolda seyreden katılanların içerisinde bulunduğu aracın önünü kesmesi neticesinde, bu aracın sağ ön ve yan tarafından römorkun sol arka tarafına çarpması ile soldan yol dışına çıkmaları şeklinde gerçekleştiği iddia ve kabul olunan olayda; sanığın aşamalarda kazaya karışmadığını savunduğu, olay yerinde kaza sonrası 05.11.2011 günü 23:15’de jandarma tarafından tutulan tutanaktan; mağdurun traktör sürücüsünü tanımadığı ve plakayı alamadığı, ancak …. Petrolde çalışan bir şahsın sürücüyü tanıyor olabileceğini beyan etmesi üzerine petrol çalışanı tanık Volkan ile görüşüldüğünde kaza öncesi bir traktörün petrole geldiğini, sürücüyü sima olarak tanıdığını ancak ismini bilmediğini, araştırıp bildireceğini beyan ettiğinin belirtildiği, tanığın sonraki beyanlarında traktörü kimin kullandığını bilmediğini, plakayı görmediğini beyan ettiği, 14.12.2010 tarihinde sanık hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmesi üzerine Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabulü sonrası tanık Volkan’ın 04.03.2011 yeniden beyanına başvurulduğu; tanık bu beyanında ”o an araç sürücüsünü ve aracın plakasını bilmediğini, sonradan yaptığı araştırmaya göre traktörü A.. B..’un kullandığını duyduğunu, bunu köylülerin ve muhtarın da bildiğini, ayrıca sanığın kendisine ”beni soran var mı?” diye sorduğunu beyan ettiği, 11.03.2011 tarihli iddianameyle sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kamu davası açıldığı; kovuşturma aşamasında tanık Volkan’ın kazadan sonra köy muhtarı C.. D.. ve minibüscü E.. D.. ile olay yerine gittiklerini, Adem’in traktörü benzinliğe bırakıp kaçtığını söylemesi üzerine mahkemece tanıklar C.. D..ve E.. D.. dinlenilmelerine karar verildiği, ancak ara kararın yerine getirilmediği anlaşılmakla, adı geçen tanıklar dinlenilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.