Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1101 E. 2015/15958 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1101
KARAR NO : 2015/15958
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/196747
Mahkemesi : Amasra Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 12/12/2013
Numarası : 2012/38 – 2013/224
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun10.09.1976 tarih, A-157 sayılı kararıyla arkeolojik alan olduğu belirlenen, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’nun 30.05.1985 tarih, 1098 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı olduğuna karar verilen, yine Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 09.10.1990 tarih, 1399 sayılı ve Karabük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 28.09.2007 tarih, 674 sayılı kararıyla da 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilin devamına karar verilen Amasra ilçesi, Kaleiçi mahallesi, 1841 sayılı parselde yer alan ve tapuda sanık adına kayıtlı olan binaya, sanık tarafından izin alınmadan eklentiler yapıldığının Amasra Belediyesi görevlilerince yapılan denetimde tespit edildiği, 22.12.2011 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere, binanın ön cephesine 7.25×1.50 metre ebadında, sağ yan cephesine 4.30×3.60 ile 2.50×4.10 metre ebadında kaçak eklentilerin yapıldığı, bu tespitler üzerine sanık Y.. T.. hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar sanık verdiği ifadelerinde, davaya konu uygulamalar için izin alınması gerektiğini bilmediğini beyan etmiş ve hakkında yapılan yargılama neticesinde de sit alanı ilanına ilişkin kararların ilgilisine tebliğ veya tapuya şerh verilmesinin zorunlu olduğu, olayda ise tebliğ veya tapuya şerhin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanığın beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun yukarıda açıklandığı üzere, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmadığı, davaya konu yerin 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiş bölge içerisinde yer aldığı, sit ilanına ilişkin kararın ise mahallinde 29.01.1991 tarihinde mutat vasıtalarla duyurulduğu ve buna ilişkin tutanakların dosya kapsamında bulunması karşısında, sanığın suça konu yerin arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığını bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, inşaat mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile olay yerinde keşfin yapılarak, davaya konu uygulamaların halen bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa izinsiz uygulamaların 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi anlamında fiziki ve inşai bir müdahale kapsamında olup olmadığının ve izinsiz uygulamaların yapıldığı yerin sit alanı içerisinde yer alıp almadığının tereddütsüz bir şekilde tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.