YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15414
KARAR NO : 2015/10248
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ : SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/1279-2014/186
Taraflar arasındaki itirazın iptali-istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, itirazın iptali davasının reddine, birleşen istirdat davasının kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde TEDAŞ vekili ve S.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Asıl davada, davacı T… Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun alacağının tahsili için davalı H.. T.. aleyhine Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2009/1665 takip sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibi başlattığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etttiğinden takibin durdurulduğunu, davalının müvekkil kurumun S… köyündeki 248,0 nolu abonesi olup bu aboneliği nedeniyle icra takibine konu edilen miktar kadar borcu olduğunu ileri sürerek borçlunun kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip miktarının %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen davada; davacı H.. T.. vekili T… Elektrik Dağıtım A.Ş ile S… Köy Tüzel Kişiliğini davalı göstererek; köyün önceki dönemlerdeki muhtarı olduğundan elektrik kullanım bedellerini köylüden toplayıp yatırdığını, ancak aboneliğin Köy Tüzel Kişiliğine ait olup şahsen bundan sorumlu olmadığını, itirazının iptali davasında verilen ilk karar üzerine evine hacze gelinince borcu ödemek durumunda kaldığını bildirerek borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin S.. K.. hakkında yapılmasını istemiş, 19.04.2011 tarihli oturumda davanın istirdat davasına dönüştüğünü bildirmiştir.
Mahkemenin 22.11.2011 tarihli ve 2010/594 Esas ve 2011/545 Karar sayılı ilamı ile asıl davada elektrik aboneliğinin köy tüzel kişiliği adına olduğu gerekçesiyle itirazın iptali isteminin reddine, birleşen davada ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanlığı’nın 08.11.2012 tarih ve 2012/1780Esas ve 2012/7740 Karar sayılı ilamı ile “…..Her ne kadar icra takibine konu borcun S.. K..nin adına olan abonenin elektrik tüketiminden kaynaklandığı sabit ise de davalı H.. T.. borcun tamamından şahsen sorumlu olmamakla birlikte kendisi de anılan köyün sakini olduğundan şahsi kullanımından kaynaklanan borcunun olup olmadığının araştırılması, borcu varsa itirazın bu kısım için iptaline karar verilmesi gerekir. Birleşen dava davacısı (asıl dava davalısı) H.. T..’un temyiz itirazına gelince;Mahkemece birleşen davada, ortada itirazın iptali davası varken menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İcra İflas Kanununun 72/b.maddesi uyarınca menfi tespit davası ödeme ile istirdat davasına dönüşür. Davacı borcu ödediğini bildirdiğinden menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilip işin esası incelenmelidir. Davacının yaptığı ödemenin istirdadını istemekte hukuki yararı vardır. Mahkemece istirdat talebinin bu kapsamda ve davacının şahsi kullanımından kaynaklanan bir borcu varsa araştırılarak bu da düşülerek ödeme belgeleri getirtilerek sonucuna göre değerlendirilmesi gerekir…..”gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece,davalının şahsi herhangi bir borcunun olmadığıgerekçesi ile asıl davanın reddine,birleşen dosya açısından ise davanın kabulü ile davalının borçlu olmadığı halde Silifke İcra Müdürlüğü’nün 2009/1665 Esas sayılı dosyasına ödediği 40.000 TL nin 30/04/2010, tarihinden 20.000 TL nin 07/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm T… Elektrik Dağıtım A.Ş vekili ve S.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, S.. K..’nin tüm, asıl dava davacısı (birleşen dava davalısı) T… Elektrik Dağıtım A.Ş’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Asıl dava davacısı (birleşen dava davalısı) T…Elektrik Dağıtım A.Ş’nin,birleşen dosyaya ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde;
Sebepsiz zenginleşme için, bir taraf zenginleşirken diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
Sebepsiz iktisaptan söz edebilmek için öncelikle davalının mal varlığında bir zenginleşmenin meydana gelmesi gerekir. Bu zenginleşme mal varlığının artması şeklinde olabileceği gibi azalmasının önlenmesi şeklinde olabilir. Zenginleşmenin miktarı istenebilecek alacağında üst sınırını oluşturur. (TBK’nun 77-82 (BK’nun 61-66))
Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Somut olayda,birleşen dava davacısı tarafından ödenen borç S.. K..nin adına olan abonenin elektrik tüketiminden kaynaklanan borçtur. Borcunu tahsil eden davalı T… Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından sebepsiz zenginleşme gerçekleşmemiştir. Sebepsiz zenginleşen borcu ödenen S.. K..dir. Bu durumda birleşen davada davalı T… Elektrik Dağıtım A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılışekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.