Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/6908 E. 2015/44362 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6908
KARAR NO : 2015/44362
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

İddianamede suçun neden ibaret bulunduğu daha doğrusu yüklenen eylemin neler olduğu açıklanmalıdır. Esas olan iddianamede yazılı sevk maddesi olmayıp, iddianamede olayın anlatılış biçimidir. Açılmış dava olup olmadığı, sevk maddesine göre değil, eylemin açıklanış ve yasal unsurlarını gösteriş biçimine göre belirlenmelidir. Eğer açıklık yok ise, iddianame iade edilerek, yeniden düzenlenmeden hüküm kurulmamalıdır. (CMK. 170. maddesi)

Cumhuriyet savcısı soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasına ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin iki karardan birini verir.

Kovuşturmaya yer olmadığına kararları kesin hüküm niteliğinde değillerdir. Kovuşturmama kararına karşı;

a-)Suçtan zarar gören, kovuşturmasızlık kararının kendisine bildirilmesinden başlayarak 15 gün içinde bu karara itiraz eder ve itirazı inceleyen makam itiraz dilekçesinde kamu davasını haklı gösterecek olaylar ve deliller görür ise, kamu davasının açılmasına karar verir. Cumhuriyet savcısı bu halde kamu davası açar. Hakimin Cumhuriyet savcısının yerine geçerek dava açması dahi söz konusu olamaz. Kovuşturmaya yer olmadığına dair Cumhuriyet savcısının kararına itiraz CMK’nın 173. maddesinde düzenlenmiştir.

b-)Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve/veya şüphelilere karşı yeni delillerin çıkması durumunda da yeniden değerlendirme yaparak daha önce kovuşturmasızlık verdiği konuda dava açabilir. (CMK. 172/2).

Ancak; kovuşturmama kararı sanık veya/sanıklar için bir baskı aracı da olamaz, o halde gelişi güzel bu karar kaldırılıp dava açılamaz.

CMK’nın 171.maddesinde Cumhuriyet savcısının kamu davasını açıp açmayabileceği hususuna yer verilmiştir. Yani her durumda dava açma yetkisi Cumhuriyet savcısında bulunmaktadır.

CMK’nın 225.maddesine göre, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” Özetle, hükmün konusu, duruşma sonucuna göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.

İddianamede anlatılan olay, hükmün konusudur. Dava konusu yapılmayan bir eylem nedeniyle yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Somut olayımıza gelince;

Mağdur …’in 11.09.2007 tarihli şikayeti üzerine başlatılan soruşturma neticesinde; … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/32536 soruşturma nolu Ek Kovuştumaya Yer Olmadığına Dair Karar ile sanık…’nın, mağdur …’e karşı “yağma” suçundan ”mağdura ait cep telefonunun bıçak tehdidi ile alındığına ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği” gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği ve bu karara itiraz edilmediği, … Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir delil araştırması yapılmadığı halde aynı soruşturma sonucunda, 12.12.2007 tarih ve 2007/12521 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, mağdura yönelik “güveni kötüye kullanma” suçuna yer verilip, “silahlı yağma” fiili ile ilgili takipsizlik kararı verildiği belirtilip takipsizlik kararının CMK’nın 172-173. maddelerine göre ortadan kaldırıldığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği gibi bu yönde hukuki bir sürecin başladığının da açıklanmadığı, … Çocuk Mahkemesine açılan davada; 10.02.2010 tarih 2007/553 Esas, 2010/31 Karar sayısı ile sanığın eyleminin, TCK 149/1-a-h maddesi kapsamındaki “nitelikli yağma” suçunun değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle görevsizlik kararı verilerek dosya … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiştir.

İddianame bir suç için yargılamanın başlayabilmesini sağlayan dava şartıdır.

Ceza Muhakemesi Kanunu 172-173.maddelerine göre ”yağma” suçundan Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar’ın ortadan kaldırılıp kaldırılmadığının belirli olmadığı veya bu yönde hukuki süreç tespitinin bulunmadığı, bu durum giderilmeksizin anılan görevsizlik kararını benimseyen … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargılamaya devamla usulüne uygun açılmayan “yağma” suçundan sanık hakkındaki mahkumiyet kararı ile hükme bağlanması suretiyle, sanık için adil yargılama hakkını içeren usul kurallarına aykırı davranılarak sanığın hak arama hürriyeti ve savunma hakkı kısıtlanarak, hak ihlaline neden olunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanı ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye aykırı olarak hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi